Ata ocağı, yiğit otağı
Namus bilir vatanı, bayrağı
Ölse, yere düşürmez sancağı
Mert delikanlı DADAŞIM
Satmaz vatanı, dünyayı versen
Rüzgâr bile unuttu adını,
Issız sokaklarda adım adım yürürken,
Geri gelmeyecek olanı beklemek,
En ağır yükü taşımak gibi.
Erzincan’ı sende sevdim ben,
rüzgârı sert, elleri nasırlı insanını,
bir yürek ki dağlar kadar engin,
göze'lerinde buz gibi su,
Ahanda geldi kış
Bizi aldi bir telaş bir yarış
Kartol kelem odun kömür
Dadaşım get yap alış veriş
Sen bilmezsen bir böyügen sor
Her gece dua ederim,
Adını söylemeden…
Bilirim, kabul olmaz belki,
Ama bilmesinler seni içimde
Görünme ona,
Ama geçsin içinden rüzgârın gibi,
Tenine değmeden,
Yüreğini ürpertircesine.
Sesin olmasın kulaklarında,
Hiçlik deryasında düşen bir harf gibiyim,
Sesinle tamamlanan, adını bilmeyen.
Gecenin gırtlağında boğulan bir çağrıyım
İçimde yankılanan sen,
Sen benim yarı çocuk,
yarı genç çağımda,
gözümün gördüğü
yaratılmış en güzel varlık.
Karanlık şehirlerin arkasında bir yasak sevda saklı,
Doğudan kopan rüzgar gibi, savurur yürekleri yıllar boyunca.
Gözlerimde saklı kaldın, uzaklarda bir hayal gibi,
Kentlerin ayrımı koyar bizi sınırlarına,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!