yine bahar geldi açtı güllerin
kim bilir ne güzel oldun sevgili hınısım
ağabendiden gelir şelale sesin
hasret doldum sana sevgili hınısım
gıre kember demişler yüce dağına
Şehrine aşık biri var Hınıs’ta,
Geceleri konuşur, kimseye duyurmaz,
Çatlak duvarlara sinmiş çocuk çığlığı,
Ahşap kapılarda hatıralar eğilmiş,
Delice bir hayat yaşıyorum bu aralar,
Tıpkı Hınıs gibi, yaralı, sessiz ve derin.
Kilise Deresi gibi mecburum sana,
Çarşı gibi kalabalık olsam da,
Laz Komu gibi ıssızım içimde.
Bir valiz yok yanımda,
Ama her gün biraz daha terk ediyorum kendimi.
Bir göz kırpışıyla başlıyor ayrılık,
Bir gülüşün yankısıyla kuruyor içimdeki nehir.
Adı hasret bendeki duyguların
Seninle yaşanmış tüm anıların
Sensizliğe giden yolların
Biletini kesmiş bana KADER
Kerem gibi yandığım sendin
Seni asice Başıboş Alabildiğince
Öyle saklı gizlice değil
Ayan beyan Uluorta
Failli fikirlerce
Müstesna bir istisnada
Kaidesizce
Ömrümün mevsimi baharı,yazı
yokken hasreti çekilmez,varken nazı
Ey deli yüreğimin olmazsa olmazı
Gönlümün gülü ahirim LAZ KIZI
Ben aklımı sende bıraktım
Ölüyorum gülüm,
Ne cellat gördüm ne darağacı
Ama yokluğun…
Beni her gece
Gölgesinde soldu gülüşüm zamanın,
Ruhumda pas tutmuş harfler uyurgezer.
Bir iç çekişin sığınağında saklanırım,
Tenimde usulca kırılan hevesler…
Ve sen, hep uzak, hep ince bir sızı.
Bu bir ceza mıdır, bana kestiğin. Sensizlik deryasında,
Yapayalnız bir ben.
Hayalinle tutnurken hayata,
Yokluğunun divanesi oldum şimdi.
Tarifi yok bu acının,
Bana bir sen gerek, birde zühre gibi parlayan gözlerin..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!