Münacat Ve İtiraf Şiiri - Cihat Elcik

Cihat Elcik
48

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Münacat Ve İtiraf

​Bir faniye meyil verdim önce,
Bir gonca sundum, bir demet nergis...
Yetmedi; bad-ı saba misali hediyeler saçtım yoluna.
"Ömrüm feda olsun, al bu can senindir" dedim.
Kudretim yettiğince, varlığımı serdim ayağına;
Gâh ipek bir hil’at, gâh altın bir gerdanlık...
İstedim ki hep vereyim, hiç tükenmesin.
Neden mi?
Çünkü gafil yüreğimle çok sevdiğimi sandım,
Bir faniyi, Hak’tan gafil zannıyla çok sevdim...

​Oysa hakikat perdesi aralanınca gördüm ki;
Bu muammanın aksine, meğer hep O lütfedermiş.
Beni vareden, sevgiyi kalbime zerk eden, verdiklerimi de veren O’ymuş.
Gözümün müşahede ettiği her zerreyi,
Hatta o zerreyi gördürüp bana lütfedende O...
Kör olmak lazım bu tecelliyi görmemek için,
İtiraf ederim; kâh gafil oldum, kâh cahil..
İşin aslı; bu hakikati idrak eden aklımı da bana bahşeden O.
Lütuf O’ndan, kerem O’ndan... Sadece O verdi.

​Ya ben? Ben Sana ne takdim edeceğim Allah’ım?
Bu nihayetsiz ihsanın, bu azametli ikramın karşılığı ne olabilir?
Bir kuşa, bir kediye mahlukat gözüyle meyil veririm;
Lakin o masumu da Sensin var eden,
Kalbime o merhameti de zerk eden...
Allah aşkına, ben Sana ne arz edebilirim?
"Allah aşkına" dedim; Allah Sensin, aşk Sensin, aşkı yoktan var eden Sen...
Bu satırları zapteden parmakları,
Bu sırlar deryasını tartan aklı veren Sen...
Her gün, adeta bir cevher gibi yirmi dört saati ömrüme hibe eden Sen...

​Affet ya Rabbi! El-Aman!
Yirmi dördün birini, o vuslat vaktini Sana ayıramadığım için...
Semada yankılanan minare seslerine kulak tıkadığım için...
Üstelik, her gün dikey olarak çağrıldığım o İlahi randevuları reddettiğim için...
Sana, kapına, huzuruna gelmediğim için...

​Eşime bir saat geç kalsam, hesaba çeker ömrümü,
Menzilime bir gün gitmesem, yüzüme kapanır kapılar.
Oysa menzili, günü, dönüşü, eşi ve o kapıyı halk eden Sensin!
Buna rağmen, Senin rıza kapın her daim fetholunmuş, ardına kadar açık...

​Şimdi bu sonsuz rahmetine rağmen,
Bu muazzam ikramından sonra,
Eğer yine vuslatına sırt dönecek olursam,
Olur ya, nefse uyup yeniden nankör olursam,
Seni unuttuğum o melanet anı bana yaşatma;
al canımı Allah’ım!
Yeter ki benden razı olduğun o demlerde olsun,
Beni en has, en saf halimle beğendiğin o zamanda..

​Bilirim, Sen zahiri libasa, takım elbiseye itibar etmezsin;
Gönül hırkası temiz olsun yeter...
On metrelik beyaz kumaşı kuşanır gelirim.
Sen yeter ki dergahına kabul eyle,
Sen yeter ki bu asiyi affeyle...
Ha 1 gün erken, ha 1 gün geç..

Cihat Elcik
Kayıt Tarihi : 10.06.2026 13:13:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Gecenin bir yarısı ilham olan bu sözleri yazarken çevremdeki insanlara faydalı olabilmesi ve farkındalık uyandırması için paylaşmak istedim. Lakin çevremdeki insanlardan ziyade kendi nefsimin daha fazla ihtiyacı olduğunu farkettim ve Rabbime bir kez daha şükrettim.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!