Mükâfat-ı Ceza Şiiri - Kara Çocuk 3

Kara Çocuk 3
119

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Mükâfat-ı Ceza

Heybemi şafakla doldurdum, bahtıma zifiri sürdüler,
Dağları sırtlandım da, göğsümü bir çakıl taşıyla ezdiler.
Hangi çorak toprağa can versem, filizimi kökünden söktüler,
Emeğin bedeli ağu imiş, bana altın kadehte içirdiler.

​Lokman olup şifa sunduğum elleri, merhametinden kestiler,
Hakikati yazan bu dertli kalemi, sükûtun darağacına çektiler.
Liyakat denen o kör terazide, daralar düştükçe ben ezildim;
Söyleyin, ben bu sağır cihana, hangi ağır veballe verildim?

​Daralıyor göğsümde gök kubbe, aldığım nefes batıyor etime,
İnsanın insana reva gördüğü zulüm, sığmıyor hiçbir heceme.
Yaşamak paslı bir giyotine döndü, tutunduğum bütün kollar çürüdü,
Zalime taç giydiren bu riyâkâr sahnede, benim gençliğim sürüdü.

​Adaletin mizanı kırılmış, kimin umurunda gasp edilen emek?
Çatladı bağlamamın göğsü, mızrabıma düştü kan ağlayıp inlemek.
Daha ne kadar katlanır bu can, insafı kurumuş bu fani nizama?
Gözüm toprağa kayıyor artık, ruhum sığmıyor hiçbir makama.

​Çekin alın bu emaneti üstümden, bir adım daha atmak gelmiyor içimden,
Vazgeçtim tekmil fani davalardan, kopsun bu ruh etten, kemikten.
Kula kul olanın insafına kalmaktansa, toprağın kucağı tek haktır;
Zemzeme'ye bu liyakatsiz dünyada nefes almak, artık en kanlı tuzaktır.

​Bırakın kırılayım inceldiğim yerden, bu sükût son feryadımdır semâya,
Boyun eğmem gayrı haksızlığa, adaleti çürümüş bu sağır dünyaya.
Madem ki emek ceza kesildi bana, yaşamak döndü çekilmez bir cefâya;
Zilletle nefes almaktansa, canımdan geçmek en şerefli isyandır bu vedâya!

Kara Çocuk 3
Kayıt Tarihi : 9.07.2026 01:26:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • İbrahim Elcioglu
    İbrahim Elcioglu

    Öncelikle söylemek isterim ki şiiriniz çok hoşuma gitti. Özellikle fedakarlık-ihanet zıtlığı ve şiirin herhangi bir ölçüye sahip olmasa da iç kafiyelerin, asonansların (ünlü uyumları) ve rediflerin metne bir modern ağıt veya sert bir beyan havası katması çok başarılı.
    Tek tek bütün mısralar çok güzel ama en çok hoşuma giden "Liyakat denen o kör terazide, daralar düştükçe ben ezildim" dizesi oldu. Yapılan tenasüp sanatı ve kullanılan kelimelerin gücü çok iyi; şiirdeki o edebi dil çok güzel işlenmiş. Yani kısaca şiir, çağdaş şiirin biçimsel özgürlüğünü klasik edebiyatın vakur üslubu ve kelime zenginliğiyle taçlandırmış.
    Şunu da belirtmek isterim ki, eğer tapşırma "Zemzeme" ise şiir boyunca adaletsizliğe karşı adeta fırtınalar koparan bir ruhun kendine Zemzeme demesi —bildiğiniz gibi Zemzeme kelime anlamıyla hafif ve tatlı ses, mırıltı veya coşkulu su sesi demektir— çok zarif bir tezattır. Kaleminize ve yüreğinize sağlık.

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)