MÜHÜRLÜ ZEMHERİ
Bir bahane uyduruyorum bu harabeye;
İzini silmek mi niyetim,
Yoksa bu yangından bir kor kurtarmak mı?
Her şafakta bakışlarının kuyusuna düşmek,
Güne yenik bir nefesle uyanmak…
Adaletsiz bir pranga değil mi bu boynuma?
Benim menzilim senin gölgende bitiyordu,
Sen ise düşlerimin tam orta yerinde
Beni çırılçıplak bir ayazda bıraktın.
Nasır tutmamış ruhumla
O korların üzerinde yürümek…
Bunu bana soran olmadı.
Hangi yabancı limana demir attın da
Beni bu ıssız kuytuda nefessiz bıraktın?
Zaman, bu derin yırtığa yama tutmuyor artık.
Yönünü yitirmiş bir göçmen kuşuyum;
Kanatlarım sende emanet.
Bir gün, bir gazetenin üçüncü sayfasında
Rastladım kendime.
Kaza, yangın, darp kokan
O siyah beyaz sessizlikte…
Ne güzel çıkmışım;
1970’lerin kanlı fotoğrafları kadar
Gerçek ve dilsiz.
Seni sevmek, gökyüzüne dokunmak gibiydi.
Seni yitirmekse,
Celladın ipinde kalan son bir hece.
Ve şimdi…
Kendi göğsüne sığmayan bu sızı
Karanlığın dibinde mühürlü.
Ben,
Orada bekliyorum.
Kayıt Tarihi : 6.1.2026 02:53:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!