Gözlerindeki buğulu parlaklık
Giderken unuttun
Bir o kaldı
Birde koca yalnızlık
Uzak telefonlardaki
Ürkek sesinde olmasa
Aşk küçük
Aşık büyük
Aşıkta hile
Aşk düşmez dile
Aşık kaygısız
Aşk kayıtsız
Bir yıkıntıda doğdu
sonbaharda çocuk
sıkıcı nem kokan havayı çekti içine.
Süt mavi gözleriyle
ilk defa gördü dünyayı.
Solgun yüzler arasında
Bazen
olmayan odalarında,
neşeli çocuk çığlıklarıdır
yaşam.
Bazense,
kanserli kanın,
Biradım uzakta
Yanıbaşımda
Umudumu kırsanda
Benim olsanda
Sevdan yüreğime kenetli
Toprak olsanda
Erkekler ağlamaz derler.
Yalan
İçine ağlar aslında
erkekler.
Mendile değil,yüreğe damlayan
her damlada,
Yüreğindeki bulutu dağıt.
yağmurun ardından,
Rengarenk gökkuşağı.
Senki
geçmişin, geleceğin
aşığı.
Sararmış bir yaprakmıydın baba?
Bir Ekim rüzgarının peşinden gittin.
Özümdeydin,özlemlere karıştın.
Uzaktan veda selamın geldi.
İnanki bana çok ağır geldi.
Giderken yaşarken gibi sessizmiydin?
Hasretlikler
Sevgilerin karesi olur aslında
Bir an aklımdan çıkmayan
Bakışların olmasa
Çekilmezdi hayat aslında
Bekle beni
Bu sabah ne güzel uyandım.
Sol yanımda rüyamdan arta kalan aşklar.
Sağ yanımda huzurlu yalnızlığım.
Sol yanıma vururken,
dingin bir körfeze vuran hırçın dalgalar gibi anılar.
Sağ yanımda boşlukta dans ediyordu hüzün...
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!