Yağmur yağıyor
Bilmem hangi yerde
Bilmem hangi mezarlıkta
Üzerine anıların
Bir arkadaş evlenmekten söz ediyor
Uzaklarda bir yerde
Seni iki yüzlü keder.
Doğruya teslim.
Prangalı kaderime teslim.
Sulak topraklarda kuruyan çiçek gibi.
Mutlu olmayan yüreğim.
Gülmeyen yüzüm gibi.
Bir akşam kuytusunda
Aşkın üzerinde geziniyor İstanbul.
Yanlız adımların önünde,
Sessiz ve kimsesiz zenciler.
Şefkatsiz çocuk bakışları,başka dilde.
Bu şehir benim değil,
Can canım benim.
Yıllarca direndin insan zulmüne.
Bakışındaki keskin gülüş,
Yinede insandan yana direniş.
Dünyayı senden yana ısmarlasan
Umurunda değil ki.
Tezgahlarda mis kokulu çiçekler,
Baharın habercisi.
Evlerde yıllarca emek verdiğim sevgisizlik.
Yollarda şehrin duygusuz insan artıkları.
Bedenimde kimliği belirsiz bir sızı.
Endişesi sarar geceyi.
Ben içerim,
Issız mehtaplı gecelerde.
Dostum yüreğimdir.
Sesim ulaşmaz gecelere.
Birde olmayan düşlere.
Katışıksız,hesapsız sevgiye.
Uzun sokağın sonunda bir ev.
Mutluluğa ve yalnızlığa bakan.
Bir pencere,
Sessizliğe ve uzak denize bakan.
Kurtuluş.
Yitirdiklerimi yitirmeden evvelki,
Kaç şekle girdin yüreğim?
Sessizliğinde çağlarken
Umut yoksulluğu.
Etrafını sarmışken
Beden avcıları.
Kaç kişiye,
İçimde yorgun saçakların altında tünemiş,
bir serçe üşüyordu.
Gece sürüyordu.
Seslerin içindeki sessizlikte.
Selam veriyordu,
hislerin içindeki çaresizliklere.
Derinden masaya akseden ney in sesi.
Uyandırdıkların bambaşka.
Kimi dalarak sesine,
Gidiyor geçmişteki aşka,
Kiminin aklında
Tayland akşamlarındaki dilber




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!