Kalpleri, ruhları ve düşünceleri ısıtan mis kokulu kırmızı çaylar...
Kitaplar tıpkı çaylar gibi kırmızıymış
Kitap okunmuş, çay içilmiş...
Yollar yürümüş, şehirler dolaşmış,
Çay içilmiş, kitap okunmuş....
Ve çaylar gelmeye hep devam etmiş..
Bilir misin köylerde akşam olunca
Çekilir el ayak ortalıktan
Bir hüzünlü ay doğar , karanlığa
Çoban sesleri , köpek sesleri...
Kulak verdin mi Kavala?
Sıcacık bir kuş yuvası
Sevgi dolu, sıcak ve huzur verici.
İçinde umut çırpınacak kanatlar
Güven dolu, sevgiyle örülmüş bir yaşam öyküsü başlayacak
Üç yumurtalı serçe yuvası
Yuvasını yapıyordu serçe kuşu.
Issız bucaksız bir çölde kuş yuvası
Çöpleri özenle yerden seçiyor
Kalbi küt küt atıyordu
minik serçe kuşu
Şehrin kalabalığından
Hiç bilmediğin bir yerde
Sükûn içinde, sessiz bir diyâr...
Kimi yanar
kimi söner,
kül nerdedir
aklın almaz..
Kimi söyler
kimi susar,
bugün hava çok soğuk
maviyi kapatmayacak yürek
Yine soğuk bir Şubat
haydi güneş açsın üstümüze
Bir sokak lambaları
Bir de sokak lambasına tutsak sokaklar,
Ardında duyulmayan çığlıklar
Sokaklar zaten Sessiz...
Sokak taşları gözyaşlarına mahkum
Yolar gece lambasına tutsak
Sokaklar tenhada
Sokaklar sessiz durgun
Geceyle gelen yalnızlık
Bir tek kaldı sokak lambaları...
Bu Köye yalnızlık çöktüğü zaman
alıp da başını gitmek istersin
Sesiz köyler bayırlar kör sağır dilsiz
Ey bu yollara ve zamana düşen
bilesin bu yöreler sensiz ....




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!