dost gitti, gitsin daha dost istemiyorum
ve artık arkalarından nedense ağlamıyorum
beni her sene mutlu edip ardından gittiler
beni kendilerine gerçekten bağımlı ettiler
Kızlar sokaklara doldu,
Erkekler aşüfte oldu,
Dostlar hep bîvefa oldu,
Delindi vatanın bağrı sebepsiz.
Akıllar kemâle ermez oldu,
Ölümü bekliyorum çeşmim kapalı,
Tek dost odur başka dost mu var?
Milletin gönlü bana hep kapalı.
Ölüm destinden yumuşak dest mi var?
Kurtuluş yolu bana her gün kapalı,
bu sene mezun olacağız,
birbirimizi hiç tanımayacağız,
aramıza belki şehirler girecek,
anılarda kalacağız.
Bahçemde baldıran bitiyor,
Bana Sokrat’ı hatırlatıyor;
Sokrat’ı ve öğrencisi
Alcibiades’i hatırlatıyor.
Alcibiades meclise haykırdı,
Yaşıyorum, babamın öleceğini bilerek,
Seviyorum, dostumun gideceğini bilerek.
Ben bu dünyaya adımı çakamasam da
Mezarda çürüyeceğim, biliyorum elbet.
Öpüyorum seni, günah olduğunu bilerek,
Güzelliğin aşüftelerin ışığını söndürüyor,
Sen farkında mısın çehren Mah'a benziyor,
Gözlerim senden başka güzel görmüyor,
Ey cânım, cânânım naz yapma gel!
Salına salına, cilvenle gel.
Veysel çalsın hiç durmasın,
Ben dinlerim dost duymasın,
''Hani dost uğruna can verenler?''
Dostu tutun da kaçmasın!
Fuzuli hem-dert yok demiş,
Ey Kârî! kıskan kıskan nereye kadar,
Seni terk edenin yolu mahşere kadar,
Ağlamakta haklısın çatlayana kadar,
Bende ağlardım daha düne kadar.
İmtihanımız bir koca dağ kadar,
Yüzünü döndü bana çocukluk arkadaşım,
Çıkardı takipten kırdı beni kardaşım,
Var dedim benim de arkamda bir taşım,
Onu da kırdı paramparça etti arkadaşım.
On yedi sene az mıdır bir dostluk için,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!