Vatanın çocuğu oruç tutmaz olmuş,
Ellerine abdest suyu değmez olmuş,
Kalplerine isteksizlik peydah olmuş,
Ey Allahım neydi günahımız?
Nerede sorulacak hesabımız?
Her gün biraz daha artıyor yalnızlığımız,
Yalnızlaştıkça artıyor bağımsızlığımız,
Artıyor artmakta artacak günahımız,
Elbet aşikar olacak gizlenen sırlarımız.
Bugün gizleriz yarın meydana sereriz,
Ben serv-i hırâmânı gördüm,
Cân içinde cânânı gördüm,
Hemen çevirdim nazârımı,
Gözlerinde ateş-i sûzan gördüm.
Bakmadı bana kibri çoktur,
Bülbül, ötmeyi bırak artık; gülistanın bağbanı öldü.
Ey kebûter, yuvana gelme artık; onu vefasızın biri bozdu.
Çalgıcı, çalmayı bırak artık; Şah-ı Zîbanım beni bıraktı.
Bîhâste meyhaneye gelme artık; Sâkî’yi Azrâil rehin aldı.
Geçti ömrün nev-bâhârı hâzân gibi,
Bıraktı dost bizi düşman gibi,
Lise de geçti bir anlık rüzgar gibi,
Gelsen de artık neye yarar?
Sınıfın köşesinde örümcek gibiydik,
Mescidin kapısına gittim bugün,
Eskimiş anıları derdim bugün,
Kılınan namazları gördüm bugün,
Ey yâr-ı bî-vefa gel mescid açık.
Mescid kapısında beyaz mermer,
Onca düşman geldi, kıramadı gönlümü;
Sen bir vuruşunla viran ettin gönlümü.
Güven mülkümün yegâne sembolüydün,
Gör Halepçe’de bir baba yatar,
Yanı başında kuzusu yatar,
Ey kör olası Saddam,
Bu savaş bizi neden yakar?
Müslüman müslümana neden kıyar?
Ah, o gözlerdeki ateş nedir?
O cilvedeki yakıcılık nedir?
Ben gözümü hep kaçırdım,
Ondaki bu güzellik nedir?
Acı bir rüzgar esti balkonda otururken,
Yandı içim karanlıkta doğruları ararken,
Anne duyuyorsun ben gecelerce ağlarken,
Yardım etmiyorsun feryadımı duyarken!
Dostlar gülermiş gözümün içine bakarken,,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!