Eren Efendi, soğuk derler,
Yüzü asık, kibirli derler.
Canı tatlı, yorgun derler,
Bilmezler bunların sebebini.
Eren Efendi, ermiş derler,
Çekmeköy yolları dar,
Gelemem çok trafik var,
Alamaz beni koynuna,
Yarimin kolları dar.
Na’parsın toprak altında Müzeyyen,
İmtihandan haber ver Müzeyyen.
Münker ve Nekire selam söyle,
Biz de yakında geleceğiz Müzeyyen.
Gömün beni İstanbul'un bi-vefa toprağına,
Atın beni boğazın vicdansız sularına,
Asın beni Gülhane'deki ceviz ağacına,
Ey Hüda! günahlarımla geldim karşına.
Bilmezler imtihanı pek kolay olanlar,
Muhammed gibi Nur'a mı çıkayım?
Musa gibi Tur'a mı çıkayım?
Nuh gibi Cudi'ye mi oturayım?
Yakarışlarım yetersiz mi cevabına?
Bir ateş yanıyor ortada,
Neyleyim okulu yanımda sen olmayınca?
Neyleyim sohbeti içinde sen olmayınca?
Neyleyim baharı gönlümde sen olmayınca?
Neyleyim hayatı içinde sen olmayınca?
Can bedende durmaz ki,
Giden dostlar dönmez ki,
Azrail aldığını vermez ki,
Adres ver geleyim ölüm.
Neredeysen de geleyim,
Teraziler caddesinde,
Bir ıhlamur ağacıyım,
Yalnızlık bahçesinde,
Boynu bükük bağcıyım.
Teraziler caddesinde,
Dalalım rüyalar alemine,
Erelim hakikatin özüne,
Çıkalım feleğin tepesine,
Özümden öte varlık mı var?
Maddedir, atom demişler,
O yar gitti adı kaldı,
Can çıktı beden kaldı,
Kendi gitti sözü kaldı,
Ey dost şimdi nerdesin?
Dost dost diye bağırırdın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!