Geceleri çıkar gider sana ruhum
Yanında gezinir dolanır dururum
Sanma ben rahatça uykular uyurum
Hasretten hep ateş yalanır dururum
Uyanırken olmaz koynumda bir güneş
Ruhum döner geri solur alev ateş
Uyanınca dertler benimle uyanır
Yine bilinen yolu tutar giderim
Hasret boğazıma gelir dayanır
Gerisi geriye yutar giderim
Üşür yusufçuklar ıslak dallarda
Rüzgarlara yoldaş olan
Bulutlara kardaş olan
Dervişlere sırdaş olan
Dağların şahı Erciyes
Baharlarda kekik kokan
Bu ne zalim rüzgar esti de esti
Önüne kattı da savurdu çöle
Hayat ümidimi kesti de kesti
Oysaki muhtaçtım tatlı bir dile
Bu çölün ateşi kavurdu beni
Makyaj ile boya çıktı çıkalı,
Kendi yüzümüz de el oldu bize.
Diziler zihnimiz yıktı yıkalı,
Kendi sözümüz de el oldu bize.
Menfaat girince bozuk aralar
ne deniz suya ne
toprak ölüye doyar
ne sevenin acısını
sevilen duyar
.....
öldü mü bütün ebabil kuşları
neden zalimlerin üstüne atmıyor
yarabbi taşları
Bir gemi yaklaştı limana
Eski aşkları aldı gitti
Şehvet meyil etti lisana
Edebiyat ve şiir bitti
İnsanlığın ekseni kaymış
Ben doğduğum çağda
Merhamet yılan dilinde
Şefkat akrep elinde
İyilikler göğe serpilmiş
Dedim
Arınsın, dedim,
Şu kirli yürekler,
Ben de yazdım.
Dualı şiirler.




-
Hidayet Erdem
Tüm YorumlarAyhan bey,son siirinizide okuduk.Allah muhabbetinizi arttirsin.saygilar efendim