bende ki sevda mı gurur mu
gelip şu gönlüme anlatsan
kalbimde ki acı durur mu
gelip yüreğimi kanatsan
....
bu akşam kandil
ninem geldi aklıma
ağzında dualı bir dil
canlık derdi adına
kandil pidesi yapardı
yedi kapıya dağıtırdım
içime güneşler serper
hayallerimde gülüşlerin
gözlerim
zift karanlığında
odamın duvarlarını
öper
bir sarkaç misali sallanıp durdu
mihrabın önünde titreyen ruhum
ilahi rüzgarla savrulup durdu
hakkın huzurunda erir gururum
ağlama bana
kalsın
gülmek size
yakışır çocuklar
açlık bana
toplumun şuurunu derdini
haykıran kişidir şair
biraz mürekkep yalayan
süslü lafı herkes söyler
çok söz var şiire dair
ne şiir şiir ne şair şair
nedense akşamlar hüzün
kasvet döker pencereler odama
duvarlara
eşyaya
yare
selam gönderdiğim kuşlar
yaş on yedi
on sekiz
yetmişli seksenli yıllar
yazı yaban işleri
güneş, ter yanığı
yüzüm.
Haydi ayıkla pirincin taşını,
Ayıklarım ayıklamasına amma,
Ne diyeyim.. benim şu anda karnım tok.
Pirinç öyle taşa olmuş ki yama,
Ayıklamanın da bir imkanı yok.
Sen yeşer de iman, bırak yanan olayım
Kar altında kalıp, yerde donan olayım
Yeşilken kuruyup, ben saman olayım
Herkes yaman olsun, ben de aman olayım




-
Hidayet Erdem
Tüm YorumlarAyhan bey,son siirinizide okuduk.Allah muhabbetinizi arttirsin.saygilar efendim