aşkın mektebine çöl dediler
ben bu yüzden çöllere düştüm
kahır dediler gülüm dil dediler
ben bu yüzden dillere düştüm
Ey bu gönlüm yanmakta buldu huşu
Gönlü kılma yârab gönlüme pusu
Hamdım yandım oy bu aşkı kederden
Şikayetçi kılma yârab kaderden
Öyle baktın öyle baktın gözüme
Kanadı kırılmış kuşa döndüm of
Sorma dermansızlık çöktü dizime
Derman bulamadım taşa döndüm of
Yüreğim bölündü kırk bir parçaya
Bakmayı
arsızlık sayıyorum
sana, yüzüne, gözlerinin içine
Lakin günebakan gibi yüzüm
gözlerim
sana sana dönüyor.
güneş iner bir el siyaha
boyar göğü yeri...
çekilir kuşlar yuvalarına
bir benim gözlerim bir de
gecenin sokak çocukları
olan ateş böceklerinin
aynalar olmasaydı kim söylerdi
yüzüme yavaş yavaş öldüğümü
çocuklar gülmeseydi kim söylerdi
hayat bu kadar güzel olduğunu
sevdam olmasaydı ben bilirmiydim
içimde yüreğimin olduğunu
Ay şavkı gibi
gel yanıma, sokul.
Ellerini serçe ayağı
gibi
dokundur,
omuzlarıma.
hüzün ekme dünya bir kere gül bana
razıyım o yar bir defa gelse rüyama
kendi de gelmesin kahrım da yok ona
tebessüm edip bir vefa olsa rüyama
Bu nasıl büyücü yaptı bir büyü
Her it sabihini ısırır oldu
Kara duman sardı şehiri köyü
Dereler suyunu taşırır oldu
Yeni yetme kızlar yaşlı zengine




-
Hidayet Erdem
Tüm YorumlarAyhan bey,son siirinizide okuduk.Allah muhabbetinizi arttirsin.saygilar efendim