Mor Ölüm ( mor'un üç hali - 3)

Onur Göknil
87

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Mor Ölüm ( mor'un üç hali - 3)

Bir gün,

Bütün saatler aynı sessizliği gösterecek.

Kuşlar uçacak,

Rüzgâr ağaçların omzuna yine dokunacak,

Gökyüzü kimsenin yasını tutmadanakşamı indirecek yeryüzüne.

Ve ben anlayacağım;

Ölüm,

hayatın karşıtı değilmiş.

Hayatın en suskun cümlesiymiş.

İnsan,

doğduğu gün ölmeye başlamazmış yalnız.

Sevmeye başladığı gün de

ölüm biraz daha yaklaşırmış.

Çünkü sevgi,

kaybetme ihtimalini

kalbin içine kendi eliyle yerleştirirmiş.

Ben artık korkmuyorum.

Çünkü korku,

bilmediği kapıları karanlık sanır.

Oysa her son,

başka bir sessizliğin eşiğidir.

Bir yaprak,

dalından düşerken

ağaca ihanet etmez.

Toprağa kavuşur.

İnsan da belki

giderken eksilmez.

Yalnızca,

adını zamandan geri alır.

Bir gün

bana ait bütün eşyalar

başkalarının evlerinde eskiyecek.

Sesim,

birkaç kişinin hafızasında

gitgide alçalacak.

Fotoğraflarımın kenarlarını

toz öpecek.

Ama eğer

bir tek kalbin karanlığında

küçücük bir iyilik bırakabildiysem,

ben bütünüyle gitmiş sayılmayacağım.

Çünkü insan,

nefesi kadar yaşamaz.

Dokunduğu hayatlar kadar sürer.

Şimdi dönüp bakıyorum.

Ayrılık,

bana kaybetmeyi öğretti.

Hayat,

yaralarımla yürümeyi öğretti.

Ölüm ise,

hiçbir şeyin gerçekten

sahibimiz olmadığını fısıldıyor.

Ne aşk.

Ne acı.

Ne zaman.

Ne de biz...

Hepsi,

avuçlarımızdan geçen

bir nehir kadar misafir.

Belki bu yüzden

en büyük bilgelik,

ölümsüz olmayı istemek değil;

fani olduğunu bilerek

iyiliği ertelememektir.

Çünkü yarın,

hiç kimseye verilmiş bir söz değildir.

Ve eğer

son akşamım gelirse,

gökyüzünden yalnızca bir şey isterim:

Arkamda

pişmanlıklardan yüksek duvarlar değil,

sevgiyle açılmış pencereler kalsın.

İnsanlar adımı unutabilir.

Sesimi unutabilir.

Yüzümü,

gözlerimin rengini,

hangi mevsimi sevdiğimi unutabilir.

Ama bir gün,

kendilerini çok yalnız hissettiklerinde,

sebebini bilmeden

bir yabancıya gülümsesinler.

İşte o tebessümde

bir parçam yeniden doğsun.

Ve o an,

ölüm

yenilmiş olsun.

Çünkü ölüm,

bedeni susturabilir.

Ama merhameti susturamaz.

Çünkü ölüm,

adımları durdurabilir.

Ama izleri silemez.

Çünkü ölüm,

ömrü bitirebilir.

Fakat sevgi,

hiçbir mezara sığmaz.

Şimdi anlıyorum...

Mor,

yalnızca hüznün rengi değilmiş.

Ayrılığın sabrı,

hayatın direnci,

ölümün vakarıymış.

Ve üçü birleşince,

insanın ruhunda

sessiz bir sonsuzluk açarmış.

Ben o sonsuzluğa

korkuyla değil,

şükranla bakıyorum.

Çünkü bu dünyadan

yanımda hiçbir şey götüremeyeceğim.

Ama ardımda,

bir tek kalbin yükünü hafifletecek

bir cümle bırakabilirsem,

işte o cümle,

benim en uzun ömrüm olacak.

Ve gökyüzü,

bütün renklerini geceye teslim ederken,

ufkun en ince çizgisinde

kimsenin tam tarif edemediği

bir renk kalacak.

Ne yalnız ayrılık,

ne yalnız hayat,

ne de yalnız ölüm...

Üçünün birbirine usulca sarıldığı,

sessiz,

derin

ve ebedî bir mor...

Onur Göknil
Kayıt Tarihi : 17.06.2026 23:22:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!