Mor Hayat ( mor'un üç hali - 2)

Onur Göknil
87

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Mor Hayat ( mor'un üç hali - 2)

Bir gün fark ettim;
Hayat,
yaralarımı iyileştirmedi.
Sadece onları,
ruhumun en sessiz yerine oturtmayı öğretti.
Çünkü insan,
unutarak değil,
alışarak yürüyormuş ömrün uzun yollarını.
Ve bazı sabahlar,
güneş bütün cömertliğiyle doğsa bile,
insanın içinde gece kalabiliyormuş.
İşte o geceye
adını koydum:
Mor hayat.
Çünkü yaşam,
ne bütünüyle sevinçtir
ne de yalnızca hüzün.
İkisini aynı kalpte büyütebilmektir.
Artık biliyorum;
En güçlü insanlar,
hiç kırılmayanlar değildir.
Kırık yerlerinden
başkasına gölge olabilenlerdir.
Bir ağacın kökü gibi...
Toprağın karanlığını taşır,
ama dallarında kuşlar şarkı söyler.
Ben de öğrendim;
İnsan bazen
kendi küllerine su vermeyi öğrenmelidir.
Çünkü kimse,
içimizde yanan yangını
bizden daha iyi söndüremez.
Hayat,
bana en güzel çiçeklerini değil,
en sert rüzgârlarını gönderdi.
Önce kızdım.
Sonra anladım;
Rüzgâr,
kökü zayıf olanı değil,
gölgesi sahte olanı devirirmiş.
Meğer ayakta kalmak,
hiç düşmemek değilmiş.
Her düşüşten sonra
kalbini yerden incitmeden kaldırabilmekmiş.
Artık kimseye
"Kal." demiyorum.
Kalmak isteyen,
bahane aramaz.
Gitmek isteyen ise
en güzel cümleleri bile valize çevirir.
Ve ben...
Beklemeyi bıraktığım gün
zaman bana yeniden akmaya başladı.
Çünkü hayat,
kapıyı çalmayan umutları beklemek değil;
Kendi kapını,
kendine açabilmektir.
Şimdi içimde
eski acılardan yapılmış sessiz bir bahçe var.
Her çiçeğin altında
bir gözyaşı,
Her gölgenin içinde
küçük bir umut uyuyor.
Anladım ki;
Mutluluk,
hiç ağlamamak değildir.
Ağladıktan sonra da
gökyüzüne bakabilmektir.
Ve yaşam...
Bütün renklerini kaybettiğini sandığın anda bile
içinde ince bir ışık saklar.
O ışık ne beyazdır,
ne mavi,
ne de kırmızı.
İnsanın kendini affettiği yerde doğan
derin bir mordur.
İşte ben artık
o renkle yürüyorum.
Acıyı inkâr etmeden,
yalnızlığı büyütmeden,
geçmişi sırtımda zincir yapmadan...
Çünkü hayat,
bizden kusursuz olmamızı istemiyor.
Yalnızca,
kırılmış kalbimizle bile
bir başkasının karanlığına ışık olabilmemizi bekliyor.
Ve belki de ömrün en büyük sırrı şudur:
İnsan,
en çok sevindiği günlerde değil,
Acısını merhamete çevirebildiği gün
gerçekten yaşamaya başlar.
İşte o gün,
bütün yaralar aynı gökyüzüne bakar.
Ve gökyüzü,
hiç kimse fark etmese bile,
Usulca...
Mor olur.

Onur Göknil
Kayıt Tarihi : 17.06.2026 23:16:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!