Her yazdığımda sen yoksun. Hatta hiçbirinde yoksun… Nasıl görmek istediysen öyle görme çabaların gözlerini örtüyor… Bu bir bölünmüşlük, kendi içinde binlerce parçaya ayrılan ve içinde sana yer ayırmayan… Uzakları düşleyen şiirlerden geçiyorum. Yakından vurup giden yazıların içine gömülerek… Dilimde acı bir tat, gözlerime sinen giz… İçinde biz olmayan, yazılarda görünmeyen… Yüreğin en kuytularına bir işleniş en saf haliyle… Ne senin anlayabileceğin, ne benim anlatabileceğim senin olmazlığını… Şimdi gitmelisin… Hiçbir şey söylemeden sessizce… İçinde büyüttüğünü, içine gömerek…
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Devamını Oku
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta