Bugün gönlü eski bir şarkı vurdu.
Ruhumu hâtıralara savurdu.
Her sözü bir âteş, her nağme bir kor.
Kalbimi hicrân sacında kavurdu.
Şarkılar, hayatın hikâyesidir.
Ah gönül, kime döndün yüzünü,
Gördün ki fâni, bâki değilmiş.
Ne zaman alev alsa özünü,
Gördün ki hani, sâki değilmiş.
Hâlik’in nâmütenahi adı var, en başı Hak.
Ne büyük şey, kul için hakkı tutup kaldırmak.
M. Akif Ersoy
Âkif diyor ki, esma-i ilâhinin başı Hak.
Elhâk doğrudur, gözünü aç ve kâinata bak.
Akşam çöktü mü artık mapus damına,
Hicrân yarası, bir başka türlü kanar.
Demir kapı kapanır, ardı ardına.
Umut lambası bir başka güne yanar.
Sorma, saatin hükmü geçmez zamana.
Kusurum, günâhım çok,
Ayandır sana hâlim.
Olurum, izâhım yok.
Beyândır buna kâlim,
Sînemde zehirden ok,
Ey benim güzel Mevlâm,
Mâlum sana utancım.
Başımı kaldıramam,
Zâyi oldu kazancım.
Aşk ile dolamadım,
Anne, ilâhi bir hediye Rahmetten.
Burcu burcu cennet kokan şefkatten.
Anne, o kadar ki sâf ve de mūbârek.
Sanki semâdan inen mūcessem melek.
İlahi! Divâna, zâr-ı nâlâna geldim.
Dertliyem; dermâna, dâr-ı ferhâna geldim.
Gâfilem; gufrâna, kân-ı Rahmân’a geldim.
Sefîlem; hayrâna, cân-ı canâna geldim.
Hani güzel bir at görme’yim,
Gönlüm şaha kalkar, duramam.
Hele dolu dizgin sürme’yim.
Daha başka hayal kuramam.
Bahar, hani uyanmıştın sen soğuk uykundan?
Meltem beklerken bu kar nedir umut ufkundan?
Cemreler düşmüştü kalbe, akla ve zamana.
Gülden rayihalar yayılmıştı dört bir yana.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!