Buz mavisi düşlerimi serdim yoluna,
Gökkuşağının da o an girdim koluna,
Tutunuverdim martının ben kanadına,
Mutluluklara yol aldım gör inadına!
Giden günler geri gelmez değer bilelim,
Kader kederi kovmalı,
Geçmişten hesap sormalı,
Korksun dertler senden kaçsın,
Çevren huzura yol açsın.
Mutsuzluk uzaklaşmalı,
Kaçırdığım trenlerden,
Gülerek hep el sallardın.
Yaşamın o gözlerinden,
İnci gibi sen damlardın.
Gözyaşını sevmiyorum,
Bir zincir var boynumda kuvvetle sıkıyor,
Kahır zinciriymiş adı kurtulmaya güç yetmiyor.
Boşuna oluyor uğraşım kurtulamıyorum,
Gün geçtikçe daha çok boğuluyorum.
Bir yolu olmalı bu zinciri kırmanın,
Uzandım bulutlara sanki tutacakmışım,
Ulaştım gönlümdeki yıllanmış anılara.
Dalınca hatırladım kaçak hatıralarım,
Getirmiş meğer beni bu günkü sorunlara.
Diyorum konuşma sus işte karşınızdayım,
Kader kederi yazıp hesap sordu insandan,
Hatalısın sen deyip sömürdü hayatını.
Hüzünleri yaşatıp ağlattı hiç durmadan,
Mutsuzluklarının hep ver dedi hesabını.
Çektiğimiz çilenin bizmişiz sorumlusu,
Hep yazıp çizip bekledim,
Mutluluğa gülecektim.
Hani nerde hiç gelmedi,
Beni neden güldürmedi.
Güldü içim kan ağlarken,
Yaşamın gözlerinden akarsa bir kaç damla,
Yine tutsak yaşatır sakın ola aldanma.
İradene hakim ol ona kapılma asla,
Güler yüzlere kanıp anlamadan inanma.
Güzelliklerle dünya nasıl anlatıyorsa,
Hata sende yoktu belki,
Bense suçlu hiç değildim,
Bu bendeki gerçek sevgi,
Değerimi bilemedin.
Ne köşk istemiştim senden,
Ne görkemli bir gelecek,
Misafiriz bu evde bu mekanda bu yerde,
Bu dünyada misafir gidiciyiz dostlarım.
Giderken her şey kalır bir şey yoktur elinde,
Emanet her bir eşya hani geçen yıllarım.
Misafirken dünyada bilmezsek kıymetini,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!