kendini saklamadan akla
atla, katlamadığın eşiği usulca.
en ucuz azık;
avcunda işte
ucu keskinleşmiş hakikat!
yaralı söz kalıplarında yarılamış;
yarıla ayrıla karalamışsın ömrü
çatışma mahalli için
mühimmat deposu dilin
ürüyor işte çürümenin toynak izi
yurüyor sinir ihlali pervasız sızın.
mevsimin yakışını unutup
akışın içinde sıyır, arala yüzünü,
yırtılır bak köpük köpük tufan
yarılır gök, gövden fırtına keser.
bağrın dolar,
doyar ateşten su.
gel etme
kanırtma göğsünü,
etme eyleme, gel
sar rengini, ahengini
sür, sürgün ol toprağa.
tüm efkârlar adını bilse ne çıkar?
kırılmak dediğin zamansız,
sessiz ve kimsesiz.
araftan almışız hüznün yaşını
durma
varsın içten içe kıvrılsın yollar,
aldırma sakın
yüreğinin ince pusulası
kaybolmana izin verir mi sandın?
çöz düğümleri
çöz ellerinle yarayı,
kurtar dil bağının lanetinden!
sözsüzlük konuşmayı unutturuyor.
yık sessizlik mabetlerini,
yık ışıksız ıssızlığın kulelerini
haykırış göğü dağlıyor.
sök,
sök at ellerinle
dönencelerin içe batan ibrelerini,
dinsin sitemli kabuğun
içi yakan serabı.
gayrişahsi üretim mahalli
ah şu kırk satır seçen ellerim,
yarasal hükümler giydi giyeli
uyutma sandıklarım huzursuz.
şiir çarpsın ki
iliklerime ben işlemedim
gökçekimli yetimliği!
// ...özlemcay
ocak/on üç
00:17
Kayıt Tarihi : 13.1.2026 16:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!