Zeus neredesin Uzza sen nerde
Kalabalıklar size akacak
En son uydurulan sahte tanrılar
Bilin ki sizi çok kıskanacak
İster ulu ağaç ister yüce dağ
Akşam karanlık mıdır yoksa karanlık mı akşamdır
Burda yıkılan benim uzaklardaysa Şam'dır
Hep böyle hüzün dolar ve bazı köşeler ağlar
Eğdiler başlarını gözyaşı döker dağlar
Eskiden
düşüncem dururdu sevginden
Gönderdin ya o kuşu
Hem de en zaliminden
İşte şu
Şuramdan deldi
Küçük kız yeğenine
Teselli olsun diye
-Kızım artık ağlama
Demiş sevecen teyze
-Sonra çirkinleşirsin
Sen ağlayıcı anasın,seni ağlasın diye çalıştık son yüzyıl
Evlatlarını verdik karşı kutuplara kutuplardan daha soğuk
Kanlarımızı dondurdu yukarılardan namlulardan esen rüzgar
Ve daha donduracak
Yok musun neredesin ey akıl izan bu kültür nasıl katil üretir
Gençliğin baharına kadar koynumuzda ki sevgi
Gülüşler yıldızlara ağsaydı
Ve yitseydi yedi kat yerin altında zulüm
Titremeseydi çocuk soğuktan çok korkudan
Anası önünde en uzun uykusuna yattığında
Kim bilir hayat bir bir bir
Böyle bir gün gelir
Sanırsın ikilenir üçlenir
Sonra bir bir bir
Bir yalnızlık demek
Bir belki yaşarken ölmek
Günlerin en güzeliydi on yedi temmuz
Öyle sıcak öyle tatlı öyle aşka benziyor
O gün uzattı bana kollarını ve o gün değildim artık huzursuz
Bir peri bana sükunet fısıldıyor (du)
O peri uzak duruyor uzatıyorum elimi yetişemiyorum
Seyid Onbaşı
Simsiyah dumanlarla güneşe kafa tutan
Çelikten yüzen devler
Her biri ayrı volkan
Kükrediler ateş yağdı kıyıya




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!