Sen.
Tapılası bakışlarınla,
Ellerim kadar yakın,
Yaşadığım ansın.
Ve bana
Ben kadar yabansın.
İçilsin ol Kevser,sevilsin güzel.
Yok idin, biz vardık, senden de ezel.
Nedir ki yasağı üzümden şarap!
Devrilsin billur taslar birer birer.
Rüyamda gördüm Şeyh’imi
Koca Dev BEDRETTİN’i,
Serez’in esnaf çarşısında.
Hüzünlüydü kederliydi.
Ama umut dolu dirençliydi.
10 Kasım 1979
Ne demiştin:
„Milli sınırlar içinde vatan,
Bir bütündür parçalanamaz“
Parçaladılar Atam!
Şimdi,
Bütün gençlik yıllarımın,
Yaşanmışlıklarımın geçtiği
Sokaklarında Denizli'de,
Yapayalnızım işte.
Ne başlar gördü insanoğlu berbat
Bağdaş kurup oturduğu sofrayı
Kirletti her yeri başım diye heyhat.
Yok olup gitti kalmadı mezar taşı
Ne başlar gördü insanlar havalı
Çaresizim dostlar belalı başım.
Durmuyor ,akıyor gözümden yaşım.
Elle değil de kendimle şavaşım
Söyle söyle söyle nere gideyim
Kader midir çaresizlik, kısmet mi
seni beklemek köşebaşlarında,
seni beklemek yapayalnız
umutsuz
çaresiz,
isyankâr.
Sonu gelmez,
Sonsuz bir umudun,
Gözyaşıyım şimdi
Kirpiklerinde habersiz.
Gözpınarının suyuyum.
Aman doktor, canım doktor ne yaptın?
İnsan saç zülüf uzatır mı?
Aman haaa, sakın ki sakın.
„Saçı uzun aklı kısa“ demektir.
Olur mu Canım!
Bu düpedüz müslüman valiye hakarettir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!