Zaman geçiyor göz açıp kapayıncaya dek,
Senin yokluğun benim içimde ölüme denk.
Varlığın ruhuma şifa, yüzüme renk;
Bu da benim imtihanım: Özlemek, seni özlemek.
Seni düşününce içim içimi yer, bu bir cenk
İçimde bıkmışlık ve hüzün yatıyor
Her düşüncem bunlara esir düşüyor
Seni düşünmüyorum çünkü esaret sana yakışmıyor
Seni saklıyorum hüznümün bittiği güne.
Geceler hem uzun hem dertli
Sensizlik içimde acı bir elemdi
Uyumak sensizliğe bir araydı
Ben hiç uyanmak istemedim sevdiğim.
Gündüzler geceyi beklemekle geçti
Ses, ritim ahenkle çalar
İnsan bir bakışla uzaklara dalar
Ufukta görünür her faniye son
Sonsuzluğa çağıran muhteşem son
Yaşamda sadelik, düşüncede ihtişam;
Budur bize gereken; ne şöhret, ne şan...
Mal, mülk geçicidir ki hepsi birer yalan;
Hakikat içinde gizli, uyan ha uyan!
Gözler açık amma uyudun, ömrün ziyan;
Üzülünce neren ağrır?
Sorarlar bazen...
"Kalbim," der biri, göğsünü gösterirken.
Ya üzmek?
Birini üzünce hissettiğimiz acı...
Onun yaşandığı bir yer var mı?
Soluksuz koşuyorum sonu belirsiz günlere;
Ardımda yığınla zayi olmuş dünler var.
Pişmanlıkla bakıyorum zayi olmuş dünlere,
Önümde yığınla zayi olacak günler var.
Derdimi anlatırım papatya, karanfil, güllere;
Aldığım nefes içimde kor hançer;
Yârimi görmek kalbime su serper.
Saçlar uzar, gün gelir aklar düşer;
Zaman durmaz, her şeyi siler, geçer.
Sevene dünya dar, toprak geniştir;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!