Sudur aslolan, kaba bakılmaz,
Su olmayınca,
Tür tür, boy boy, biçim biçim,
Ahh Gurbeti, ahh nedir senden çektiğim...
Bir türlü sana kendimi dinletemedim!
Kariyer basamaklarını tırmanarak, yükselerek
SEN ETME
Ağa delik açıyor durmadan bizim ağa,
Aha bak balıklar...balıklar,
Saçılıyor ağdan bir sola, bir de sağa
Ula almış çoktan kendi ağını Ağa,
Her gün kuru fasulye yiyor diye
Saf sanmayın,
Saf saf bakmayın Gurbeti’ye.
Zaman Usta koydu heybesine,
Götürdü evine kışını.
Şükür Allah’a gördüm yine,
Ağaçların yıldız yıldız
Çiçek açışını.
Zaman Usta bu, oturmaz yerine,
Bu sabah karda koşmak üzere yine karanlıkta düştüm yola,
Baktım kar düşüyor nazlı nazlı sağa sola.
Dedim, kar değil kararmış gönüllere düşen ışık taneleri bunlar şimdi,
Bu Yerküre, Gökkubbe,
Güneş, Ay, yıldızlar,
Gezegenler, galaksiler...
Doluyor boşalıyor, tekrar doluyor şarjörler,
Kozlarını paylaşıyor şimdi silahşörler.
Biz de bu düellodan elbet alırız payımızı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!