Masumiyetin gizlidir.
Tıpkı gizli kaldığı gibi sırların,
Birgün açıklanacaktır başkasına,
Ummadığına.
Gözlerinin feri sönecek o zaman.
Sen bakamayacaksın umutla.
Kalbinden başlayacağım iç organlarını yakmaya,
Kanıma karışsın diye kanından içeceğim,
Kardeş olacağız.
Kar'ın olacağım, deş'eşeceksin ruhumu ellerinle.
Tüm kartlarımı sereceğim masa örtüsü niyetine.
Üzerinde yediğimiz yemekler burnumuzdan gelecek,
...
Tenine değip geçen
rüzgâra
El sallamakla
yetiniyor,
Mateme bıraktığı,
Doğmaya meyilli bir cenin gibi,
Savaşıyor ruh bedenle.
Notasını arayan bir melodi gibi
Tamamlamak arzusu, kendini.
Güncesine suskun şimdi dillerimiz,
Sen öylesine uçsuzundasındasın ufkun,
Ben, böylesine uçkurundayım şuurun.
Bize tamamlanamadan sövüyor her bir fünun.
Sonra, söz gelimi yakarışla başlıyor sorun.
Hayatı soyutlamışsın kendinden
Öyle söylediler.
Kendinie 'olumlu sevişmeler' seçtiğini de eklediler.
Sormadan edemedim;
Böylesi bir zamanda,
Sürgün düşen sonbahar yaprakları gibi,
ölmeyi bekler aşklar da.
ecelinin terleriyle yıkanan bütün o yalanlar,
gerçek yaşlarla ıslanır,
şayet, bir sahipleneni yoksa.
Palyaçonun makyajıyla yıkanıyorum.
Tenimden kırmızı lekeler akıyor.
Her yanımda sahte tebessüm var.
Bir burunluk beliriyor mahrem yerimde.
Palyaçonun makyajında saklanıyorum.
Bir papatyanın falındaydık ikimiz.
En kutsal yerlerimizdi kabemiz.
Yalandı ibadetimiz.
Bin sevişmenin birindeyken fantezilerimiz,
'Seviyor ya da sevmiyordu' tenimiz.
Bir fincan kahve eşliğinde boşalıyordu tinimiz.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!