Hangi dilden düşerse acı, bırak kalsın o yerde
Eğilip alınacak değilim üstüme.
Hangi bıçak kesmişse urganımı,
Hangi yürek dağlanmışsa korumda
Ve hangi acıya kiracı olacağımı bilmeden gezmişsem;
Bendendir, göğsümün içindendir.
Sevdan içimde açmış, filiz vermiş aşkın gönlümde, gözyaşımla sulanmış.
Sana mektuplar yolluyorum, pulları acılarımdan,
Mühürü aşkından.
Sevdan içimde açmış, gelmiş durmuş ağzımın ucuna,
Uzatsam dudağımı dudağım, dudağında.
Bir soğuk rüzgar esiyor acılarımın üstüne,
Sinemi parçalayan bu hançeri kabul ediyorum,
Gönlümü yere serdim,
Ayaklarının altında bekliyorum.
Hangi yol şaşmış ben doğru sandığımda?
Ve sandığım her şey kaplı kalır sandığımda...
Sinemden hançerimi çekmiyorum;
Si’yaram, imkansızım,
Kanlı canlı acım, olmazım, eksik yanım.
Gök kubbeyi aştı artık feryadım,
Yakınların en uzağındayım.
Gözlerinin, kalbinin, iki dudağının arasındayım.
Bugün senden gidiyorum, ardımda bırakıyorum her şeyi:
Seni, şarkıları, şiirleri, birlikte kurduğumuz bütün hayalleri...
Bugün bizden gidiyorum.
Atıyorum kendimi en uzak, en kuytu yollara,
Çünkü seni duyamıyorum buralarda.
Soğuk yok
Yol yoksulluk içinde
Savaş, ölümün ilk aşkı
Soğuk, ölümün içinde
Değil bir yaranın kanaması
Daha derine atılan bir neşterdir hayat
Bu gece kendi içimden atladım
Kendimi kendimden attım
Vardığım her yere sürüklemişim sırtımda onu
Ne yaptım, ne ettim, neye kandım
İnfilak sözler kaldı heybemde
Düşerken tutunduğum dallara baktım
Kimse çiçekleri düşünmüyor bu kentte, Nağralarım çarpıyor gök kubbeye ve yayılıyor âleme sesim. Yalnızlık senfonisi hazır; Çiçekler ölü... Toprak neyi kabul eder üstüne?
İlahi bir sancı dolanıyor tenimde, Rabbin nefesi damarlarımdan taşıyor. Ey kapılarını çaldığım şehir; Gör ve anla beni! Her yanım yarım, Her yanım yangın...
Avluya bırakılmış bir hüzün kaldı üstümde, Hayır, yüzüne lafım yok bu şiirde. Saçlarımda geziniyor bir el, Ölüm bizi kucaklıyor.
Sen en korkulacak şiir,
Durmaksızın atan kesik bir damar.
Yerde değilsin, gökte zaten hiç durma,
Durduğundan duruldum biraz,
Attım içime,
İçim dolu bir mezarlık, bekçisi sen.
Hiç sormadım bir acının neye tekabül edeceğini
Bileklerimin ölü izlerinden damıtıyorum bu şiiri
Kaybuldum kanlı neşterimin üstünde
Üstümde senden birkaç çizik
Kimdi ki o gece ölen
Kim bu ölünün yerine geçen




-
Aşiyani Sukut
Tüm YorumlarYazılan her kelime edebi yönümü okşuyor adeta zevk alıyorum bu durumdan :)))