Soğuk yok
Yol yoksulluk içinde
Savaş, ölümün ilk aşkı
Soğuk, ölümün içinde
Değil bir yaranın kanaması
Daha derine atılan bir neşterdir hayat
Kimse çiçekleri düşünmüyor bu kentte, Nağralarım çarpıyor gök kubbeye ve yayılıyor âleme sesim. Yalnızlık senfonisi hazır; Çiçekler ölü... Toprak neyi kabul eder üstüne?
İlahi bir sancı dolanıyor tenimde, Rabbin nefesi damarlarımdan taşıyor. Ey kapılarını çaldığım şehir; Gör ve anla beni! Her yanım yarım, Her yanım yangın...
Avluya bırakılmış bir hüzün kaldı üstümde, Hayır, yüzüne lafım yok bu şiirde. Saçlarımda geziniyor bir el, Ölüm bizi kucaklıyor.
Sen en korkulacak şiir,
Durmaksızın atan kesik bir damar.
Yerde değilsin, gökte zaten hiç durma,
Durduğundan duruldum biraz,
Attım içime,
İçim dolu bir mezarlık, bekçisi sen.
Hiç sormadım bir acının neye tekabül edeceğini
Bileklerimin ölü izlerinden damıtıyorum bu şiiri
Kaybuldum kanlı neşterimin üstünde
Üstümde senden birkaç çizik
Kimdi ki o gece ölen
Kim bu ölünün yerine geçen
Gözlerin engin bir sonsuzluktan bakar,
İçinde ne uzun bekleyişler var.
Şimdi kapısındayım gönlünün, seninle kaybolmak isteyen bir gönlüm var.
Varsın dökülmesin dilinden,
Çeyrek asrın sözü,
Benim binbir aşık halim var.
İçimden Geçiyorsun
İçim geçiyor sana,
İç geçiriyorum, hatrıma sürdüğün aşkına.
Şimdi bir bağdır, viran olan gönülde;
Hep acıdır, pas tutar söyledikçe.
Dilimlenir, dilde duran her sözcük,
Yalnızlığın yağmur gibi yağdığı sokakları mesken tutmuşum kendime,
Şemsiyem kalmış seni ilk gördüğüm yerde.
Ayak üstü bir seviş taşıyorum üstümde,
Cebimde birkaç parça umut kalmış,
Cebimde kileri uzatıyorum sana,
"Al, diyorum, her şeyi al, birkaç parça umut bir de sevgim var sana verebileceğim."
Yarım kalan şiirleri tamamlamak gibiydi seni sevmek.
Dilde durmaz, gönülden söylemek.
Rastgele gidilen o sokakta rastlamak aynadakine.
Teslim olmuş kadının gözlerinden görmek kendini.
Aslında ne uluymuş sesinin saadeti.
İçime sıkıştırmak, bana dair her şeyi.
En güzel yerinde değiliz bu şiirin,
Ciğerlerim katran tutmuş acılara,
İçimde izmaritlerden bir mezarlık,
Anılarımı gömüyorum ağrılarla.
Yanlış yatağa yatmış bir nehir gibi,
Akamıyorum artık sana.




-
Aşiyani Sukut
Tüm YorumlarYazılan her kelime edebi yönümü okşuyor adeta zevk alıyorum bu durumdan :)))