Seyrediyorum günün şehre doğumunu balkon penceremden
Metropolün alarm sesi sokaktan geçen arabalar
Pencerelerimi sonuna kadar açıyorum
Kaldıysa kokun karışsın şehrin rutubetine
Sigaramdan yükselen beyaz halka dumanla
Yolun sonuna kadar eşlik ediyorum işe yetişen komşulara
Bir süre tavana yuva yapan kuşların sesini dinliyorum sessizlikte
Gözüme ilişiyor duvardaki yazı
Mahallenin bıçkın delikanlıları evimin tam karşısına
‘Bu kalbin cefasını sen çektin’ yazmışlar
Kahve yudumlarken
cefalı anılar getiriyor beynim gözlerimin önüne
Pakize ablada uyanmış kurulmuş şemsiyesi altındaki sandalyeye
Turuncu elbezini biber kuruttuğu balkon ipine asar
Giriş kattaki Suriyelilere kızar birazdan
Yalnızlığının faturasını neden onlara ödetiyorsun ah be Pakize abla!
Bende birazdan hazırlanır kaybolurum Ankara’nın kalabalığına
Evet, Ankara artık çok kalabalık
Deprem herkesi yerinden oynattı
Alt komşum Hataylı
Karşı binada da göçmen Somalililer
Kendi halinde yaşayıp gidiyorlar
Bir numaradaki beyaz saçlı teyzeyle her gün yeniden tanışıyoruz
Senin aksine her gün memnun oluyor beni tanıdığına
Bahçeye de kedi evi yaptım geçen doğum yaptı bizim kız
Hepsi annesine benziyor biri hariç
Ara sıra eve çıkarıyor doyasıya seviyorum tüy yumaklarını
Ayağıma dolanıp çorabımı kaçırıyorlar işe giderken
Kediler sadece çorabımı kaçırıyor en azından
Yerini seven çiçeklerime su verdikten sonra
Ihlamur kokusuyla incir, erik dut, kiraz, vişne ve elma ağaçları
Arasından geçip koyulurum yola
Yürürüm her sabah
Göz hakkımdır der kahvaltı yaparım kopardığım meyvelerle
Ellimden düşürmediğim kitaplar
Hayal kurduran şarkılar çalar kulaklığımda
‘Galatasaray mısın neden sevim seni’ işte bir duvar yazısı daha
Ve başlar benim için gün
Zamanının kısacık bir anından
Dünyadaki varlığımı sürdürdüğüm Ankara’dan
Geriye kalan ömrünün ilk gününden
Merhaba!
Kayıt Tarihi : 6.07.2026 11:53:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!