Bereketliydi yıl, otlar diz boyu
Köy merası coşmuş, orman töbolsun
Dedim ki kuruyup gidecek zayi
Yoksa önlerine sermem töbolsun
Geçtiğimiz hafta, ayın dokuzu
Otlamaya saldım sarı öküzü
Düşürmüşüm meğer boka sakızı
Bir daha mı ora varmam töbolsun
Hemen tanımışlar bizim tosunu
Çok görmüşler otu, iki yosunu
Attırırsa şu kafamın tasını
Kimseye danışıp, sormam töbolsun
Öğleyin dirgenle yayarken sapı
Usulca açıldı avluda kapı
Ulan Memet dedim yuttun sen hapı
Orta yerde kaldı harman töbolsun
Toplanmış bir heyet köy odasına
Layıktır demişler dut sopasına
Vur diyordu muhtar, vur kafasına..!
Kıçımdan uydurup kurmam töbolsun
Varamadım o an işin farkına
Koptu bir kıyamet, çıktı fırtına
Meşe sopasıyla elin sırtına
Gâvur olsa öyle vurmam töbolsun
Geçirdiler beni hepsi eline
Acıdım o anda kendi halime
Şart oldu karşılık vermek zalime
Bu saatten sonra durmam töbolsun
Ne olmuş vardıysam kır merasına
El uzattık sanki köy parasına
Bir daha bu köyün bağ arasına
Altın da verseler girmem töbolsun
Rey zamanı muhtar gelir giderdi
Seninle ahbabız, hısımız derdi
Olsa da seçimde dağ gibi ardı
Bin oyum olsa da vermem töbolsun
Ne elçisi bitti ne de yağcısı
Barışın diyorlar ana, bacısı
Kolayca geçer mi kuyruk acısı
Ben tekin durana sarmam töbolsun
Aydın Ahmet
Kayıt Tarihi : 14.08.2026 17:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!