Mera Davası Şiiri - Aydın Ahmet

Aydın Ahmet
481

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Mera Davası

Bereketliydi yıl, otlar diz boyu
Köy merası coşmuş, orman töbolsun
Dedim ki kuruyup gidecek zayi
Yoksa önlerine sermem töbolsun

Geçtiğimiz hafta, ayın dokuzu
Otlamaya saldım sarı öküzü
Düşürmüşüm meğer boka sakızı
Bir daha mı ora varmam töbolsun

Hemen tanımışlar bizim tosunu
Çok görmüşler otu, iki yosunu
Attırırsa şu kafamın tasını
Kimseye danışıp, sormam töbolsun

Öğleyin dirgenle yayarken sapı
Usulca açıldı avluda kapı
Ulan Memet dedim yuttun sen hapı
Orta yerde kaldı harman töbolsun

Toplanmış bir heyet köy odasına
Layıktır demişler dut sopasına
Vur diyordu muhtar, vur kafasına..!
Kıçımdan uydurup kurmam töbolsun

Varamadım o an işin farkına
Koptu bir kıyamet, çıktı fırtına
Meşe sopasıyla elin sırtına
Gâvur olsa öyle vurmam töbolsun

Geçirdiler beni hepsi eline
Acıdım o anda kendi halime
Şart oldu karşılık vermek zalime
Bu saatten sonra durmam töbolsun

Ne olmuş vardıysam kır merasına
El uzattık sanki köy parasına
Bir daha bu köyün bağ arasına
Altın da verseler girmem töbolsun

Rey zamanı muhtar gelir giderdi
Seninle ahbabız, hısımız derdi
Olsa da seçimde dağ gibi ardı
Bin oyum olsa da vermem töbolsun

Ne elçisi bitti ne de yağcısı
Barışın diyorlar ana, bacısı
Kolayca geçer mi kuyruk acısı
Ben tekin durana sarmam töbolsun

Aydın Ahmet
Kayıt Tarihi : 14.08.2026 17:54:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!