Tırmalıyor kulağımı cehennem zebanilerin çığlığı...
Derime yapışan tuzlu tenin günahı,
Alevlere yansıyor,
Kanıyor ruhum..!
Seni bir uçurtmanın ucuna taktım
Şehir şehir dolaştırıyorum gökyüzünde
Mavi bulaşsın istiyorum yüreğine
Biraz yükseklik korkusu iyi gelir bedenine
Düşersen tutamayabilirim
Ama uçarsan ipin ucu ben de..
yakamozlara yakalandım dün gece
denizle yıkadım hasretini
tuz yaksada bedenimi
öylece donakaldım karşımda görünce seni
yıllardır oturmuşum hasretinin kıyılarında
dar gelir bana başka bir körfez
Gözlerin maviye yakınsa kalırım
Siyahsa zaten her yer siyah
Beyaz olamayacak kadar kirlendik hepimiz...
Karmaşık duygularla yuvarlanıyoruz
Kış sandığımızdan yakın
Çay kokusunda gömüyorum
Sana ait ne varsa
Düne ait
Yarına ait
Silip atıyorum karanlıklarımı
Yalnızlık koymuyor eskisi gibi
Mavi renk galp izim kalır bu şehirde
Sağır ve kör olmuş bilmez duymaz kimse
Yozgat ilinde garip mariz valide
Kısık bakarım bal rengi gözlerimle
Yıllarım geçti Yozgat vilayetinde
İliklerime kadar sırılsıklam ceketim
Cebimde çocuğumdan kalma iki leblebi
Ya pamuk şekerleri,
Pembe , beyaz...
Uçurtmalar hani hiç beceremediğim
Balkonda annemin sesi
Ellerine el değmiş
Tenine ten..
Gözlerinde başka birinin gölgesi
Ruhun bedenin kimin
Yine Aşk kaybetti
Yine bir erkeğin şehveti
Bazı ağrılar geçit vermez gitmene
Kalmanı da istemez, garip.
Kasırga gibi döner durur etrafında düşünceler
Bir yanın tutsak, prangalar…
Gitmek mi, kalmak mı ?
Ölmekle yaşam arası, saçmalarsın…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!