Bir ışık kümesine takılır gözüm
Meşalede yanarken özüm
Tırnaklarım çekilir ciğerlerime
Kan dökülür yanaklarımdan
Dudaklarım ıslatır ellerimi
Direnirim yine de
Musluktan damlayan
suyun çıkardığı inilti kadar
geriyor varlığın
bir çiçek bulsan düşünde
öyle mavi
öyle yoğun
öyle derin bir gül...
elinde tutsan
uzak diyarlarda
boğduğum benliğim
şimdi,
kapımı çalmakta...
alışkanlıklarım
bana sadece git de
sensizliğin içinde kaybolayım
umut taşımaktansa yarım yamalak
bana sadece git de
sorgularsam bakma yüzüme
yavaş yavaş öldürme beni bu cehennemde
Yalnızlık bu şehrin surları gibi sarmış dört yanımı
Surlar...
Yükseldikçe kalbime,gözlerime
Batarken kanıyor ruhum.
Nefes almak zor
Beynimde oynaşan düşünceler
yalnızlık gölgemi geçiyor
boy ölçüşüyor bedenimle..
Halka halka boğazıma takılan
Yaralayıp geçen
Delip geçen,
Ruhun bir gün ağır gelecek bedenine
Süzülüşünü seyrederken elin kolun bağlı
Dizlerin titreyecek
Gençliğin sis bulutu gibi geçerken gözlerinden
Tutunamayacaksın.
Türküler olmasa nasıl geçerdi yüreğimizin yangısı.. myk..!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!