Evli ol, bekâr yaşa, körle yatıp kalk şaşı,
Bir de tut hamal gibi parmakta yüzük taşı.
Harcırah lokantaya, otel’e de maaşı,
Yine haybeye talim olacak iş mi yahu?
Sırtına bin belki gücenmez ama
Her insan her sözü kaldırmaz oğul.
Bir toplumda uymaz isen nizama,
Kimse ervahına aldırmaz oğul.
Yakana takarsan bir gün bir rozet,
Bir deniz kenarında ömrümün en şahane,
Demlerini sürdüğüm o evi unutamam.
Saraylar dizilse de yolumda hane, hane,
Ağladığım, güldüğüm o evi unutamam.
Ne öyle pek sıkıcı, ne de pek fazla şirin,
Gösterdiğin çağdaş yolda,
Yürüyorum öğretmenim.
Kökü size ait dalda,
Büyüyorum öğretmenim.
Eğitirsin, öğretirsin,
Sen yiğitçe savaşta hak bildiğin davada,
Ne çıkar kahpeliğe yenik düşsen bir anlık.
Yeter ki, kabûllenme ve unutma dünyada,
Ne sonsuz aydınlık var, ne de sonsuz karanlık.
Alnın açık, başın dik sarsılmasın heybetin;
Her günü bir başka hayal içinde,
Yitirmek, sonradan çok zor geliyor.
Ömür servetini günün birinde,
Bitirmek, sonradan çok zor geliyor.
Gönül demlendi mi aşk şarabıyla,
Deli gönlüm hayalinle uçarken,
Düşündükçe uykularım kaçarken,
Korkuyorum telefonu açarken,
Ne olur sen arasan bir kere de,
Neredesin, yağmur gözlüm nerede?
Neden yaslı, üzgün bu asil Millet,
Ne oldu, ne oldu, ne oldu bu gün?
Bayraklar yarıda, bu ne sükûnet,
Ne oldu, ne oldu, ne oldu bu gün?
Dallarda ötmüyor neşesiz kuşlar,
Seni seven garip gönlüm,
Deli divaneye dönmüş.
Beklemekle geçen ömrüm,
Sanki viraneye dönmüş.
Aşksız buz tutar gönüller,
O kadar da çok mu?
O kadar da çok mu sahiden?
Saçlarıma düşen aklar..
O kadar da çok mu sahiden?
Aramızdaki yıllar.




-
Mehmet Getizmen
-
İdris Akmetin
-
İdris Akmetin
Tüm YorumlarDizelerini zevkle okuduğum bir ozanımız. Akıcılık, ahenk, duygular; ustaca işlenmiş bir dantel güzelliğinde. Kutluyorum değerli ozanımızı.
Kıbrıs da aynı kırk, yıldan beriye,
Kerkük’ten bir ağıt kaldı geriye..
Kırmızı çizgiler döndü griye;
Şark’ın ihmalini gel de gör Atam!
Sevr’in artıkları suçlar Lozanı,
Ne idraki mümkün ne de izanı..
Hele Güneydoğu cadı kazanı,
81 İl’ini gel de gör Atam!
Kıbrıs da aynı kırk, yıldan beriye,
Kerkük’ten bir ağıt kaldı geriye..
Kırmızı çizgiler döndü griye;
Şark’ın ihmalini gel de gör Atam!
Sevr’in artıkları suçlar Lozanı,
Ne idraki mümkün ne de izanı..
Hele Güneydoğu cadı kazanı,
81 İl’ini gel de gör Atam!