Hasretinle geçti koskoca on yıl;
Bu kara toprağa gireli, anam.
Nasıl unuturum ben seni nasıl?
On senedir içim çıralı, anam.
Sensiz yaşamaya alışamadım
Sağlığın düşmanı, sinsi arkadaş
İnsana, kancayı takar sigara
Ne dert ortağıdır, ne dost, ne sırdaş
Kendi tuzağına çeker sigara
Derdi, paran ile satın alırsın
Has yünden dediğin döşekle, yastık
Yünleri, pıtraktan az, hanım teyze
Boşattık içini duvara astık
Düştü içimize köz, hanım teyze
Pıtrağı ayırdık harman eyledik
Nasıl methedeyim Yahyalı’ım seni
Sana, sevenlerin bakışı başka
Güzelliğin ile cezp ettin beni
Hasretin içimi yakışı başka
Gezdim karış karış ovayı, dağı
Veda etmeden mi, gidecektin sen?
Beni yıkan, esas bu oldu Senem
Ayrılık rüzgârı başımda esen
Bu bana, ölümden zor geldi Senem
Aklını kim çeldi, kimlere kandın
Bütün Türk Milleti hep bir ağızdan,
Depremde yıkılan Van’a ağlıyor.
İmdat çığlıkları gelir enkazdan.
Sağ kalanlar, giden cana ağlıyor.
Sevdiğin, elinden uçar giderse
Akar gözyaşların kurutamazsın
Yaşın elli değil, doksana erse
Unutmak ne mümkün, unutamazsın
Güz gülleri gibi solar gidersin
Bu can sağ oldukça ayrılmam derdin
Parayı görünce, unuttun beni
Bu sevda uğruna, dağlar delerdin
Bohçayı dürünce unuttun beni
Benden ayrı bir su dahi içmezdin
Yıkmak kolay ama tamiri çok zor
Gönül sarayını yıkmamaya bak
Kudret kalemiyle edilmiş dekor
Hor görüp, kem gözle bakmamaya bak
Sevgi kozasını incelikle ör
Rabbim izin verse belli bir zaman,
Evine sessizce girsen de gitsen.
Bak nasıl sevinir Elif’le, Canan;
Onları öyle bir görsen de gitsen.
İsmin düşmez yavruların dilinden




-
Abdulkadir Yardım
Tüm YorumlarMehmet Hocam a selam ve saygılarımı sunuyorum. başarılarının devamını dilerim..