DUR SARIKAMIŞ
Kardan adam oldu kurşun atarken
Buz tutunca her bir yer Sarıkamışe
Altmış bin şühedâ nöbet tutarken
Sana domuz girmez der Sarıkamış
Ve aleyküm selam diyârı gülle
Dâvetine cevap verilir elbet
İrfân pınarından beslenen kulla
Açılan kapıdan girilir elbet
Kıravatl’eşkiya çıkıyor dağa
Ülkenin Devletin Dînin askerin Milletin
Emânsız devâ bulmaz müzmin derttir cu ha pa
Kimliğinde Türk yazan soysuz cibilliyetin
Koruyucu hamisi der namert’tir cu ha pa
Bu ülkede Türkten gayri her millet
Vardır, başkasında yok demedim mi?
Türkün ensesinde taht kuran illet
Bağrını zilletle yak demedim mi?
Pa. Ka. Ka’ lı; Waşintından, Pekinden
Had bilmeze haddini düşmanların eliyle
Bildiren sahibimin hikmetine erdin mi?
Saadeti buyuran hükümdârın kalîyle
Mümine bahşettiği rahmetini derdin mi?
Bu beşeri zûlümdür kimse demesin kader
Hedefin var ise ok atacaksın
Hedefteki düşman hiç uyumaz ki
Her kuşun etine su katacaksın
Hercâi şeyleri her su yumaz ki
Küllü nefsin zâiketül mevt tamam
Ömür denilen şey çok değil ki, az
Çocukluk çağını aşmıyormusun?
İmâna sed olan hevâ aşılmaz
Ümidvar olarak koşmuyormusun?
Cehennemin yolu döşeli hoşla
Cennetten etmişti bizi
Şeytan zorlayı, zorlayı
Kabûl edince yeryüzü
Ektik tarlayı, tarlayı
Hayvanlar Âdem’i gördü (a.s.)
Firavna, Nemruda savaş açtım ben
Ebû Cehlle sırdaş olmak istemem
Adımı atarken ölçüp biçtim ben
Putperestle yoldaş olmak istemem
Yüz senedir didikledi bu yurdu
Neşeyi unutup gülmek bilmeyen
Çirkefe saplandı sapına kadar
Yüze bakıp öze sahip olmayan
Düşmanın dayandı kapına kadar
Tencerede taş kaynatıp ağlayan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!