Mehmet İslami Şiirleri - Şair Mehmet İslami

Mehmet İslami

Vur Ellâh Lillâh âşkına
Gir cennette ADN köşküne
Er hürlüğünün meşkine
Eller varsın yaksın kına

Bak gardaşım, ama ri ka

Devamını Oku
Mehmet İslami


Evet, yetmiş beş yıldır zembille sudan çıkan
Mekânsız yersiz yurtsuz yahudilerdir yıkan
Ortadoğu martaval Türkistan derdi çeken
Dertlilerin dertmendi Kahraman Türk Milleti
Künyeden silecektir bu yahudi zilleti

Devamını Oku
Mehmet İslami

Seher vakti uykusundan kalkmayan
Şafakta tansıza dîn anlatılmaz
Güzel ahlâk kurnasından akmayan
Hüsünsüz zansıza dîn anlatılmaz

İnsanmıdır değil sureta fosil

Devamını Oku
Mehmet İslami


Giden gitti kalan varsa şöyle bir
Kozmik odalar gir Ahmet önce
Döktükleri salyaları irindir
Dönme defterini dür Ahmet önce

Devamını Oku
Mehmet İslami

Dedim; Cihâd karşısında kimlerdir
Domuz, Maymun, nankör hır dedi, gitti
Bir yanda Sakarya bir yanda BEDİR
Ehli küfr leşkeri hor dedi, gitti

İSLÂM’ ın herhâlde emri ileri

Devamını Oku
Mehmet İslami

Parasız; Yahudiye
Beyni; sana satana
Boynuz; eder hediye
Öze nifâk katana

Hacmi yok cirmi nedir?

Devamını Oku
Mehmet İslami

Deli bir kuyuya taşı atarda
Kırk akıllı çıkaramaz değil mi?
Cehenneme seyreyleyen katarda
Eman deyip yakaramaz değil mi?

Bilirsin ki her köye şart bir deli

Devamını Oku
Mehmet İslami

Hilâl kaşlarına hayran olduğum
Beni katletmeğe fermanın mı var?
Gökte arar iken yerde bulduğum
Senin; benden başka kurbanın mı var

Bir Ellâh’ı, Bir Habîbi bir seni

Devamını Oku
Mehmet İslami

Deprem, yangın sel afat’ı
Emir eri değiller mi?
Yerin, göğün yedi katı
Hep neferi değiller mi?

Temmuz ile Ağustosta

Devamını Oku
Mehmet İslami

KISA BİR KÖY HÂL VE AHVÂLİNE MUTTALİ OLUŞ SERÜVENİM

Allâhü ekber kebiyran Eûzü bike minke min hemzihî ve nefhihî ve nefsihî Bismillâhirrahmânirrahîym es-Selâmü aleyküm ve Rahmetullâ hi ve berakâtühû ve rıdâühû ve mağfiratühû ve afiyetehû:
Muhterem azîz gönül dostlarım Bu gün kendi kendime dedim ki şöy le köye bir seyahat edeyim ne var ne yok,kim kalmış kim ölmüş, kim gitmiş,kim kalmış,kim gelmiş görüp sorup öğreneyim diye yola çıktım
Birkaç kilômetre yol almıştım ki;Baktım karşıdan aşina olduğumuz es kimeyen dostlardan bizim Muharrem gardaş geliyor Sevindim yaklaş tığımızda sarıldık musafaha yaptık Dedikki şurada biraz soluklanalım
Ve oturduk yolun kenârına, Tabii bende 45-50 senenin hasreti hicranı var köyüme köylüme karşı Bu hasretliğin verdiği merakla Dedim ki:

Devamını Oku