Bunda; İmtihana akın var akın
Emrine itiraz etmekten sakın
Bütün değerleri bahşeder bakın
Ellâh bilir amma biz bilemeyiz;
Altın onda, cevher onda, Gaz onda
Merhum Abdülhamid Hân vermeyince
Hâl etmek pilânı yaptılar önce
Arınavut hâl’e fetva verince
Gelenlere eşik kapı bağlıyor
Saraydaki aksesüer ağlıyor
ELLEMZ SANMA!
Düzülene düzenlerin kurduğu
Düzenler tuzağı bollamaz sanma
Sahte kahramanın sokup burduğu
Beyinsizmiş olsun, sallamaz sanma
ELLERLE SAVAŞTAYIZ
Sûreta insân olan
Mallarla savaştayız
Söyleyin varsa yalan
Fillerle savaştayız
On Bir ay hasretle beklettin, geldin
Doyurmadan Otuz günde gidiyon
Cennete çağlayan rahmeti seldin
Beni ölüm alır, sende gidiyon
Ruha gıda bedene can akla his
EMÂNET VERMELİ BENİ
Bıraktığı yerden ayrılamadım
İrfan mektebinde görmeli beni
Edebi meydanda kayrılamadım
Hayâ dergâhına sormalı beni
Haramiler sürüsü ben mü’minim diyenler
Komşusu aç yatarken havyar kaymak yiyenler
Bu dünyânın hâkimi tek benimdir diyenler
Nerdesiniz yahu havlamanız kesildi?
Sizi gidi nankörler o virüs sizi bildi
Nehy-i anil münker emri bil ma’ruf
Allâh’ın verdiği vazife bize
Yanlışa; doğru etmemiz tarif
Farzı ayn kılmıştır hak üstümüze
Hamûle i insan mayası nisyan
Mevlâm! Gör diyerek iki göz vermiş
Bakıp hakikata, anlamasam mı?
Duy diye de iki kulağı vermiş
Emr-i İlâhî’yi dinlemesem mi?
İnsana iki rûh ifha eylemiş
Emr-i bil ma’rufu diyememişler
Zalimlerin buğzu çok yaman deyû
Kabuğu çatlatıp süyememişler
Zünnârı belime dolaman deyû
Nehy-i anil münker edememişler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!