Yıldırım düşerken titriyor gök yer
Salladığı beşik sallı değil ki;
Elif; Allâh derken Mîm Muhammed der
Lâm Hâ Dal, ayaklı elli değil ki
Âdem’in bedeni toprak anadan
İzzeti iffeti, nefsi emmâre
Oturduğu paspas etti ne çare
Rabbim fırsat verme nolur ağyâre
Ramedân-ı Şerîf hatırı için
Her ameli helâl rızık için et
Vatan millet için can verenleri
Takdir, şükür bizden yanadır deriz
Askere kınayla gönderenleri
Ayağını öper anadır deriz
Biz alkış bilmeyiz çalmayız kapı
Anadolu kapısını o açtı
Yahudi değildir ata ALPARSLAN
Sevgiye, saygıya muhabbet saçtı
Bindi küheylan kırata ALPARSLAN
Bin Beş yüz senelik çınarın dalı
Yokluğunla hilâl olup büküldüm,
Sararan yapraklar ile döküldüm,
Kökü kesik ağaç gibi söküldüm,
Yüreğime baktım, bomboşum anam.
Dokuz ay gün karnında taşıdın
Refahın içinde yokluk görmüyor
Yalın ayak, karda gezmediğinden
Dedesine itibarın vermiyor
İzzeti nefisi sezmediğinden
Bu ülkede kahramanlar masada
ÂNIN İÇİNDE
Suale cevabı duymak isteyen
Cevhermi arar ki sûn’un içinde?
Vakit öğle iken karanlık diyen
Seherde ne görsün tanın içinde?
Parkta otururken geldi üç kişi
Karşıya oturdu üçü de birden
İkisi erkekti biri de dişi
Cilveleşiyorlardı üçü birden
Dişi ortadadır Sağ, solda erkek
ANLAMAZ, ANLAMAZ ANLATILAMAZ
Nasibi olmayan Hak kelâmını
Düttürü üfleyen neyler anlamaz
Gardaşa vermeyen hak selâmını
Kulağı kapalı beyler anlamaz
ANLANMAZSA ÖLÜRÜM
Dost olan hakikat söyler dostuna
Derdi derim anlanmazsa ölürüm
Bazı kurtlar girer kuzu postuna
Kurdu derim anlanmazsa ölürüm




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!