Dünyanın çeyreği eder mi dünya
Yahut sen kendini cinana ada
Aşağı yukarı volta atarsın
Değişti günler ya değişmez güya
Bir zatın keyfine pey de sürülür
Albaydı kendisi general gibi
Sözünü duyanlar emre girerdi
Çanakkale Savaşı parlattı O'nu
Komutanları bile ardı giderdi
Geldi ömrüm çığ çağında geçti sanki nafile
Zaten hak'ka hizmet etmek ister isen bağına...
Sen sen ol da sınırın bil olmamak çün hatıra
Zaten bir de tez dönemde kaçmış iken kafile
Seher vakti, gece gündüz arası
Evliyaya mübarek, doğuranın yarası
Gün doğarken afakımız ısınır
İyi evlat sevinirken kötüyedir sarası
Halk içinde zerre nesne yok olursa ne için?
Arifi olan yolunda zerre nesne de için!
Kol kanat mı gerdi gitti, hayrı mı var şu piçin?
Der ki Allah Hak yolunda var, yok var hep Hak için
Güldük ya hale; iş şu ahvale;
Dünya mı döner? Doldu meyhane!
Sadakat ehli sürmeler çekmez;
Alenidir ya şu; ev mi? Kerhane...
Hakan dedi Han'ım nerde?
De Hakan'ım Han'ın öldü
En büyükten düştü derde
Ve Hakan'ım belki öldü...
Hem hal oldum yâr diye
Kendi bana var diye
Har oldum yıkıldım ama
Bilmedim Mevlâ'ya zâr diye
Har oldum, har oldum, har oldum
Buldum... Sevdayı değil buldum!
Ön cephede askerlerin ,arkasında komutanlar
Şu dünyadaki erlerin ardı sıra konuşan var !..
Geldim dünya harap idi, gidiyorum rahat ola !...
Gördüm mü ben şu dünyada bana vurgun olan bir yâr ?
Has kulunu sever Allah; över belki Muhammet'le...
Belki ihsan O'na vasıl; belki sevgi, muhabbetle...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!