Mehmet Fatin Baki Şiirleri - Şair Mehmet ...

Mehmet Fatin Baki

Sevmekle sevilmek yaşanan güçlü muamma
Söyler kimi gaflet, kimi der bimecemizdir
Alemde bu aşk-illeti yoktur bilen amma
Sevmek zedeler kalbi, sevilmekse lezizdir


Devamını Oku
Mehmet Fatin Baki

Ben köyümü terkettim evi unuttum sanma
Hürmet ve selâmımı ulaştırdım babama
Bu ölümlü dünyada zaman kısadır ama
Kâfi geldi yazmağa bir kaç mektup anama

Devamını Oku
Mehmet Fatin Baki

Menşeim lâ-edri olmuş menzilim ma'ruf değil
Seksenin fevkinde yıldan bulduğum şevkler benim.
Zikr-i mâzî, fikr-i ferdâ, bendeniz ma'tuf değil
Ömrümün tûl sürmesinden duyduğum zevkler benim.

Menşeim = geldiğim yer

Devamını Oku
Mehmet Fatin Baki

Yaşadın bir nice düşvâr sene, bî-nan, bî nemek
Seni bir lahm gibi bir makbere gömdürdü felek

Konuşan dil, iki gûş, çifte uyûn aktiv iken
Seni et zannederek makbere gömdürdü felek

Devamını Oku
Mehmet Fatin Baki

 Yeni bir gâye ve ma’nâlı fikir yoksa beyâna
Sorarım var mı beyaz defteri kirletmede ma’na.
Yazılan nüktede mazmunlu zikir yoksa beyâna
Yok olur neşre lüzüm, şi’ri beyân etmede ma’na.

Mazmun = kavram, san’atlı ince söz

Devamını Oku
Mehmet Fatin Baki

Bini aşlın nan'a muhtac ölüyor nev'i beşer
Birinin cû' ölümü yaşamaktan mı beter

Bu denî dehrde insanlara yoktur seçenek
Olur akd ömr-i ilâhiyle yazılmışsa kader

Devamını Oku
Mehmet Fatin Baki

Nev'inin bir beytine tesdis

Ne ayş ü nûş edip her leyl, ne her subh mahmûr ol
Ne göster boş tevâzûât, ne nefsen mağrûr ol
Ne saklan sevgiden, Mehmet, ne her dem manzûr ol
Ne gadr et kimseye oğlum, ne bir kez mağdûr ol

Devamını Oku
Mehmet Fatin Baki

Bağrım yanarak hissemi aldım yaban elden
Ses çıktı ne neyden ne de tanburdaki telden
Müsta'cele mektuplara bir nebze cevap yok
Yıllarca vefâ beklediğim hûri güzelden.

Pişmân olarak dışladığım beldeye vardım

Devamını Oku
Mehmet Fatin Baki

Kuru gövdeyi beyaz kefene sarıyorum
Bedenimle yalınız mezara varıyorum.
Kara taşına.

Kanayan yüreğimin yarasına dokunup
Koyacak başımı ben bir omuz arıyorum.

Devamını Oku
Mehmet Fatin Baki

(Ta'şir)

Dostla düşman saygı hürmet bir tekâbülden geçer
Tekâbül = yüz yüze buluşma
En yakın dostlarla ülfet bir tehallülden geçer
Tehallül = güleç yüz

Devamını Oku