Gül çocuğum gül
Ne olur gül
Matem, acı, dert
Kalmasın içinden
Emsallerinle
Güle oynaya el ele
Bitmeyen bir sızı sardı içimi
Yaprakları savuran poyraz gibi
Bülbülleri feryat-figan zar eden
Gülü, dikeni kalmayan bağ gibi
Şu ömrüm ne bahar gördü nede yaz
Dilinden ezgiler, omuzlarından siyah saçların dökülüyor
Sürme çekilmiş gözlerin altından
Akan ürkek bakışların
Kura Nehri’ne
Kavuştuğunda
Hazar’a dökülen
Burası Ankara kanlı Ankara
Dört bir yandan geldik girdik saflara
Barış için yürüyoruz el ele
Yüreklerimizi verdik halklara
Sancıyor yüreklerimiz sancıyor
Bize ne boran
Nede
Filizkıran söker
Sis, duman
Sarssa vadileri
Sular kabarıp
Akşam sefalarının kokusundan, gözlerime hapsettiğim
Ufkun ıssız kızıllığına bakarak
Semaha duran
Halay çeken
Her kelimeden
Deniz mavisi
Dilerim, toprağa yaşam katan bahar bu sene tez gelsin
Arzuladığım nazlı yar gibi! Çiçeği, gülü arar oldum
Çamurdan, dumandan, kardan bezenler
Teni karanfil, teni toprak kokan
Sıcak yürekli nazlı yarın
Işık saçan
Kefensiz, mezarsız bedenlerin parçalandığı
Acıların uç verdiği
Çakalların kuşattığı
Yürek yakan topraklarda
Boğuk, nefessiz, sessiz olan çığlıklarımız
Can damarı yırtık, acıya mıhlanmış Yüksekova’yı fena sardı
Kar dağlarından kardelenler sararken benliğime, özlemime
Cilo'ya bahar, Munzur'a yaz getiren
Avuç, avuç içesim gelen
Yarım kalan
Pürneşe
Sevda kokan gülüşünden
Gönlümde yer alan ey dost yolları
Vahım hiç bitmiyor şu sabahları
Tüm dertler sarsada dört bir yanımı
O serin rüzgârlar sarsın dağları
Gözyaşlarım olmuş Munzur suları




-
Ümmü Eymen
Tüm Yorumlarhakikaten duygu dolu ders verici nitelikte bir şiir, kutlarım.