Duvarları yıkık evler önünde
Boynu bükük duran kaygılı çocuk
Gözyaşlarını sil, başını eğme
Umut büyüterek gül biraz çocuk
Ellerine bahar yükleyen çocuk
Ey yürekli yiğit kadın, başını öne eğmiyesin
Ağrı gibi ol! Başın hep dik olsun
Hiçbir zaman
Kıymetin zirveden inmesin
Munzur gibi asi ol
Cudi gibi güçlü ol ki
Gözlerime takılıp, içime akan
Masmavi deniz suları kadar derin
Ay’a mehtap, al güneş’e ışık olan
Beni alıp götüren kara gözlerin
Beni yavaş, yavaş bitirip öldüren
Beyhude benle uğraşma ey zalim
Felek bu ne fiyaka, bu ne çalım
Kim cahil, kim âlim hiç beli değil
Artık el çek benden kalmadı halim
Derdim, kederim, hüzünüm pek çok
Avucumda acılar çimlendi
Yüreğimde burgu burgu
Bir sancı var
Bana göre değil
Bayram sevinci
Ölüme giderken
İçine dünyayı sığdıran bakışlarından yıldızlar dökülüyorken
Umutlar, sevinçler topluyorum avuçlarıma
Gözyaşlarımın kurumasını
Zamana bıraktım
Seni de
Yüreğime
Masmavi denizlerde gemilerin ardından koşuşturan
Martıların kantlarında ki süzülen
Yaşamlaşan güzellik gibisin
Tüm yüreklerde baharlaşan, o dupduru bakışlarınla
Yüreklerde heyecan oluşturan, güneş gibi berrak
Uçurumlar kadar derin olan
Bakışlarınla yırtılan
Upuzun zifiri gecelerde,
Bir halk türküsü gibi
Düşüyorsun aklıma sen.
Ellerin değmese de ellerime,
Her bakışın bir mevsim, her gülüşün bir bahardı.
Umutla hep aydınlığa koşuyordun.
Peki,
Ne oldu sana, ne oldu?
Kalmadı mı tutunacak bir dalın?
Issız
Mademki zaman kısa, ne yaz var ne bahar, gel bir şey sorma bana
Her kaşının ardı gülüstan, her bakışın bir ömür
Gel donuk gözlerime öyle derin, derin bakma
Kar yağmış şu karşı dağlara
Bahar'ı sorma bana
Ey varoluşun sırrı sende gizli




-
Ümmü Eymen
Tüm Yorumlarhakikaten duygu dolu ders verici nitelikte bir şiir, kutlarım.