Gün güzel olsun diye
Güneş'e yo ekledim
Yitirdiğim umudum
Döner diye bekledim
Yansamda, yıkılsamda
Sürüp giden fırtınalı, sopsoğuk ve ıpıssız karnlık gecelerde
Özgürlük dağlarında! Aklı devrim ile dopdolu
Çaresizliğin girdabında
Koşturan Mehmet
Varsın yaman essin rüzgârlar
Varsın karlar yağsın üstüne
Gurbetin ahı kahrı hiç tükenmez
Bağrıma düşen hicran, acı gibi
Sevdiğini bırakıp gittiğin gün
Sinene düşen ateşten nar gibi
Gurbet hem süründürür, hem çektirir
Yaban ellere geldiğimden beri
Bitmeyen sıkıntılar sardı beni
Gözyaşlarım tüm senelere aktı
Bu ayrılık yedi bitirdi beni
Şu uzak yerlerde bağlandım kaldım
Gürpınar sahilinde el-pençe durdum, benden çıkan kocaman ah ile
Bütün kızıllığıyla göğe yansıyan
Güneş'e
Ah
Ömürden akıp giden
Gün batımları
Güz bitti kış geldi
Ayaz geldi sis geldi
Lapa, lapa kar yağdı
Her bir yere dert geldi
Hal olmayan hal geldi
Her şeye kabul ederim, ama onursuzluğu asla
Birde haksızlığa karşı
Sessiz kalmayı
Hiç insani bulmam
Haksızlık
Dağların ceylanı, ne olur kaçma
Kaçma öyle kaçma, avcı değilim
Beni bir yüreksiz gadar mı sandın?
Divane olmuş bir avcı değilim
Bana sürgün, sana korku vermişler
Beni alıp götürdüler
Adliyede, savcılıkta
Bana bir çuval verdiler
"Al oğlunu git" dediler
Dünya başıma yıkıldı
Dalı kırılarak kurumaya terk edilen gülleri, sofrasında aç yoksulları
Boğrune kurşun sıkılan, içi kanayarak özgürlüğe koşanları
Leşe doymayan sırtlanları, akbabaları
Suya inen ceylanları, avlayan avcıları
Kardeşi kardeşe vurduranları
Güvercinlere ok atanları




-
Ümmü Eymen
Tüm Yorumlarhakikaten duygu dolu ders verici nitelikte bir şiir, kutlarım.