Aşkı gerdim iki beden arası,
Gönülden gönüle mahya eyledim…
Kapandı onulmaz yürek yarası,
Bütün acıları ihya eyledim…
Aşk diyerek yanar inler yüreğim,
Gidişine hala inanamadım
Geliver geriye mucize gibi
Senin hasretine dayanamadım
Dönüver geriye mucize gibi
Kahrediyor beni yersiz inadın
Gök kubbeyi inşa eden O Mimar,
Nakşeylemiş her zerreye bir sanat…
Ezelden ebede kusursuz imar,
Baştan sona bir şaheser kâinat…
O’nun kontrolünde tüm mükevvenat.
Gecenin bir vakti aldım kalemi,
Sana şiir yazdım mum ışığında…
Hayaline dalıp bütün âlemi,
Senin ile gezdim mum ışığında…
Pencerenin karşısına oturdum,
70’li Ve 80’li Yılların Çocuklarına...
Kardeşin kardeşi vurduğu,
Kıtlığın hüküm sürdüğü yıllardı.
Tüp gaz, şeker, yağ kuyrukları,
Kıvrım kıvrım sokaklarda uzanırken,
Gönül mahzenime kilitlediğim,
Sırlı bir sevdanın esiri oldum.
Kalbimle aklımı eşitlediğim,
Fikir mizanında aslımı buldum…
Sararken içimi aşkın alevi,
Dilek ağacına çaput bağladım
Kara gözlüm bana yar olsun diye
Ağacın dibine çöktüm ağladım
Dileklerim arşta yer bulsun diye
Bu köyün güzeli dağlarda ceylan
Neyin diyetini ödemekteyim?
Nerde hata yaptım, nerdeydi kusur?
Sonumu bilmeden, beklemekteyim,
Burda bir gün bile, oluyor asır…
Her voltada, yanıp erimekteyim,
Meyve topladığım bahçeler bağlar
Yürüdüğüm yollar çimdiğim dere
Aklıma geldikçe içim kan ağlar
Hasretim bu gün ben doğduğum yere
Çeşmesinden soğuk sular içerdim
Uzun zaman sonra, eskiye döndüm,
Yine ağlayarak, yattım dün gece…
Aklıma sen geldin, deliye döndüm,
Duvarlara yumruk, attım dün gece…
Seni hatırladım, hayırdır dedim,




-
Ahmet Nejat Alperen
Tüm YorumlarHocam elinize,yüreğinize sağlık. Çok güzel mısralar yazmışınız. Yeni çalışmalar bekliyoruz.