İnceden inceye vurur camlara,
Tesbih dizer gibi gece yağmuru…
Grisini sunar mor akşamlara,
Resim çizer gibi gece yağmuru…
Sessizliğim sesi ile can bulur,
Benim için hayat, akşamdan başlar,
Sevemedim ışığı, güneşi, günü.
Gece yarıları, sabaha kadar,
Şu yaslı gönlümün, bitmez düğünü…
Neyleyim maziyi, olmayacaksa,
Bahar gelmiş çiçek açmaz
Kayış Dağı yine duman
Aylar oldu bir kuş uçmaz
Burada geçmiyor zaman
Martılar selamı kesmiş
Yetti artık bu ayrılık canıma,
Geleceksen, aylar yıl olmadan gel…
Mecalim kalmadı, koş dermanıma,
Kuruyan yüreğim, çöl olmadan gel…
Sen istesen, bu ayrılık bitmez mi?
Geceler çok uzun
Sabah olmuyor
Yine yanımda yoksun
Zaman dolmuyor
Karanlığıma sensiz
İnan ki hasretim güzel yüzüne,
Gel artık bir tanem sevdiceğim gel…
Hasretin sancısı çöktü özüme,
Gel artık bir tanem sevdiceğim gel…
Yıllardır yolunu gözler dururum,
Gelirim demiştin, geçen bahara,
Nice bahar geçti, sen gelemedin…
Tohumları düştü, ayvaya, nara,
Tüm çiçekler açtı, sen gelemedin…
Parlayan yıldızlar, bir bir söndüler,
Hani sen benimdin, öyle demiştin,
Sen şimdi kiminsin, ben hep seninim.
Zengin bir adama, evet demişsin,
Nişanın hayırlı olsun gelinim…
İstediğin oldu, gelinlik giydin,
Senin bu gününü bize gösteren,
Rabbime şükürler olsun evladım…
Bizlerin bu gurur, senin bu tören,
Mutluluklar seni bulsun evladım…
Ellerin kınalı, başın duvaklı,
Ayrılalı aylar, seneler geçti,
Başka bir sevgili, bir yar mı buldun,
Dün akşam verdiler, davetiyeni,
Yoksa başkasına, gelin mi oldun…
Yaralı kalbine, başkası girmiş,




-
Ahmet Nejat Alperen
Tüm YorumlarHocam elinize,yüreğinize sağlık. Çok güzel mısralar yazmışınız. Yeni çalışmalar bekliyoruz.