Hep bir tık eksik…II
Hayat … kocacık bir muamma,
Tamimleri zorlayan (algı- farkındalık -an) gibi değişkenlerin ardından gelir
Tanrı vergisi diyorlar/ hangi bilinmesin,
Hangi gizli duygunun; gizli hallerinin/ pekişmesinin portresi,
Hep bir tık eksik…III
Ölüm… ufuksuz bir muamma,
Bildiklerimiz ile bilmediklerimizin (olgunluk- mertebe- doyum) gibi anlamların ardından gelir
Tanrının koşulsuz kuralı diyorlar/ doğası gereği yaşamın,
Hangi gizli ifadenin; gizli enerjinin/ aurasını yansıtıyor,
Her doğum bir inkardır…
Her yoldan gelen “Gideceğim der”,
Doğan her bebe “ben yaşayacağım der”,
Aş garibin umudu,
Sevgi aşığın yemeği,
Hasat bekler pusul düşler…
Düşler ekeriz toprağa, kucağımızda buğday gibi
Sonra bekleriz yağmurun yağışını,
Her gün sabah düşen kıradır, onlar için aş ve su
Günün ortasında vuran güneşin ışınıdır, boy vermesi için can
Had bilmek…
Haddini bilmek diyorlar şimdi
Yüce bir kavram…
İlk kim düşündü acaba?
Neye istinaden “had” etti bu kelimeyi
Kökü Arapça bir kelime; bıçağın keskin ağızı
Her yaratım; aslında bir dualiteye gebe…
Her şey dönüşür;
Daha dün gibi hatırlıyoruz ilkokul çağını,
Hani sınıflarda köse kapmaca gibi yerleri değiştirirdik…
O gençlik dönemlerimiz;
Her şey yolunda…
Beni ben yapan o düşler yığını,
Uzaktan bir yerden, “usta diye sesleniyordu,”
Renkler manasını yitiriyor; sil baştan dizayn ediliyordu ta derinliklerde,
Alınacak ders belli belirsiz,
Hiç kimse sen değil,
Essiz olduğunu bil…
Anlaşılır olmak zorunda değilsin,
Tanrı bile sorgulamadı, seni var ederken
Işık yani sevgi içinde,
Hiç Olmadığımız Kadar Çığlağız…
Yaşam denen merfum kendi deviniminde akıyor,
Canlı ve çıplak
Dünya katman katman giyiniyor,
Kültür ve tarihi koynuna alarak
Hileli
Düne dair ne varsa
Bugüne dair ne varsa
Yarına dair
Yaşama dair




-
Mehmet Aydemir
-
Mehmet Aydemir
-
Mehmet Aydemir
Tüm YorumlarEy silueti olduğum...
Vakit içinde;
Yaşam denen bir muammaya sığınan,
Alıp vermek arası ilişkiler değil mi?
Hareketi esas alıp; seni var eden…
Bağlanmıştın oysa şahdamarına;
Uçsuz bucaksız ihtimaller denizin balığı,
Ne altında mutlu olabildin, ne üstünde
Geçer Ömür dediğin;
Rabbim insana yaşamı bağışlamış, en özelini vermiş, en kıymetlisini kendinden olanı vermiş ve içinie koymuş…
Toprağı kanla canlandırmış, can katmış, çoğalması için su vermiş bir nefeslik ve emretmiş günü geldiğinde emanetimi alırım diye…
Evet, geçer ömür dediğin; ...
Kaçamak Tat…
Bugün yorgunluk süzülüyordu gözlerimden,
Gözkapaklarım ağırlaşıyordu sinsice,
Kahvenin tadı ile ayakta kalıyordum,
Tam o anda senin o gözlerin deydi gözlerime…
Bir irkilme,
Bir uyanış,
Bir usulca dokunuşla,
Bir yeşil değmişti gözlerime… < ...