MEHMED’İM - 4
İttihad-ı Türk’le kuruldu bu şan,
Tek yürek, tek bilek, tek bir asil kan.
Zalime haddini bildirdi her can,
Cihanın mülkünde haksın Mehmed’im!
Kızıl Elma derken ufka varıldı,
Turan coğrafyası bir bir sarıldı.
Hainin defteri artık dürüldü,
Güneşin doğduğu yersin Mehmed’im!
Vahdet-i dille buldun kemali,
Sendedir ecdadın vakur cemali.
Ufuktan doğan o sönmez hayali,
Gönül sarayımın şahı Mehmed’im!
Mazlumun ahıydı yeri sarsan ses,
Zalimin boynunda kesildi nefes.
Kırıldı o köhne, o paslı kafes,
Hürriyet mührünü, bastın Mehmed’im!
Altay’dan Tuna’ya çekildi tuğlar,
Gözaydınlığıyla güldü bu çağlar.
Seninle açıldı kapanan bağlar,
Kardeş sofrasında, başsın Mehmed’im!
Yesevî nefesi, ocağın közü,
Mevlâna aşkıdır, gönlünün özü.
Yunus’un dilidir, sevdanın sözü,
Gönül mülkümüzde, ersin Mehmed’im!
Asya’nın kalbinde uyanan devsin,
Sen ki bu davanın en has evisin.
Toprağın altı da üstü de sevsin,
Şu arzın en şerefli, canısın Mehmed’im!
Hazar’ın rüzgarı vurdu yüzüne,
Tarihin nuruyla bak her sözüne.
Düşman bakamazken senin gözüne,
Dostun yüreğinde, fersin Mehmed’im!
Sedd-i Çin’den geçer o kutlu kervan,
Hakk’ın adaleti, sende her zaman.
Mazluma sığınak, zalime aman,
Vermeyen o kılıç, sensin Mehmed’im!
Kafkas’ın karları eridi bir bir,
Kalmadı dillerde ne kin ne kibir.
Yıkıldı o kara, o sinsi cebir,
Baharı getiren, yelsin Mehmed’im!
İslam’ın sancağı elinde yüksek,
Arşın kapısına dayandı ölçek.
Hayal değil evlat, bu asıl gerçek,
Kıyamın şanlı o, adısın Mehmed’im!
Siber orduların, gökteki gözün,
Hainin bağrında, hâr olan közün.
Gelecek çağlarda, silinmez izin,
Çağın fatihisin, bil ki Mehmed’im!
Yeryüzü titrerken adın anılır,
Zannetme ki bu can, bir gün yenilir.
Kâinat bu nura, elbet eğilir,
Hakk’ın yeryüzünde, eli Mehmed’im!
On beş Temmuz ruhu, Turan’la birleşti,
İman o siperde, canla yerleşti.
Münafık olanlar, korkuyla eşti,
O küfür bendini, yıktın Mehmed’im!
Türk’ün töresidir, adalet yaymak,
Mazlumun sesini, her zaman duymak.
Zulmün her izini, tarihten oymak,
Senin fıtratında, var be Mehmed’im!
Gönül coğrafyanda, sınırlar kalktı,
Kardeşlik pınarı, gürleyip aktı.
Güneş senin için, ufkundan baktı,
Kutlu şafakların, nuru Mehmed’im!
Bir kâğıt üstünde, çizilmez vatan,
Gönüllere mühür, vurulmaz atan.
Hainler içerden, olsa da satan,
Vahdet-i rûhunla, duy bak Mehmed’im!
Makamın Alâ’dır, şanın mübarek,
Sana dua eder, her temiz yürek.
Zulmü bu topraktan, söküp atarak,
Cennet bahçesine, vardın Mehmed’im!
Arş-ı Alâ’da da, okunur adın,
Şehadet şerbeti, en güzel tadın.
Vatana adanmış, o kutsal yâdın,
Tarihin kalbinde, saklı Mehmed’im!
Nizam-ı Âlem’e, pırıl pırıl titiz,
Ahlakın mührünü, bas sen Mehmed’im!
Sen ki ecdadından, kalan o tertemiz iz,
Dünyaya nizamı, verdin Mehmed’im!
Yedi iklim, dört bucak, Turan-ı Cihan,
Şahlanış vaktidir, yürü Mehmed’im!
Dindi mi mazlumda, sendeki figan?
Zafere koşan o, yolsun Mehmed’im!
Hidayet güneşi, kalplere yetti,
Zulmün karanlığı, ebedî bitti.
Hakk’ın adaleti, dünyaya yetti,
Cihanın sahibi, sensin Mehmed’im!
Vahdet-i vücutla, buldun kemali,
Sendedir ecdadın, vakur cemali.
Milletin kalbinin sönmez hayali,
Gönül sarayımın şahı Mehmed’im!
Nûrferah / Züleyha AKTAŞ
Züleyha AktaşKayıt Tarihi : 7.04.2026 06:41:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!