Adını duysam,
kalbim saatlerce ağrır.
Unutsam da seni,
adın düşer içime.
Hiçbir söz anlatamaz seni.
Keşke Toprak olsaydım
Görmeseydım hiç bir şeyi
Başka canlı olsaydım
Duyarsız olsaydım her şeye karşı
Yansaydım Ateşte, cayır,cayır
Acıyın halime acıyın
Bugün gördüm
Hem cennetı,
Hemde cehennemi,
Hem ağlamayi,hem gülmeyi
Hem tatlıyı,hem acıyı
Kar yağıyor,gökten beyaz kar yağiyor
yağışı hüzündür,karamsarlıktır
Soğuğu ellerimi üşütüyor
özlüyorum yeniden
Yinede tadına doyulmaz manzarası var
Beyaz örtünün
Nerde bakışların?
Nerde?
O saf gülüşün
Koşa koşa gelip soruşun nerde
unutulacak zamanla her şey
Aklının köşesine gelmem
Olurda, olurmu, bir gün
şavkı vurur mu
ışıklar rengarenk,
saçılır mı ,saçılır
saçılan ışıklar garip
Ben garip
Bayram şekeri almak için gelen
çocuk gibisin
Başka ne düşünülebilir ki
Masum bakışlarında
Her şeyi yansıtan
Kibirsiz duruşunla
Hatır bilmeyenlerden uzaklaşmak,
insanlardan kaçmak değildir;
değer görmeyen yerde eksilen,
çoğu zaman insanın kendi değeridir.
Bazen kendini korumak,
bir adım geri çekilip mesafe koyabilmektir.
çarşıda,pazarda,evde
Her yerde
Yalnız o var
Hiç bir şey düşünemiyorum
Hayalı aklımda
Resmı, görüntüsü
Topraktan yapılmiş kerpiç evler
üstü ağaç direkleri
Önce ğarnup denilen otlar,
Sonra saman ve çamurla kapatılan tavan
Bakım yapılırdı her yıl
Topraktan avlusu vardı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!