Her sabah,
Amerikan bezinden perdemi aralayıp,
Murat nehrine günaydın diyorum.
O da beni tahta sandalyeli
çay bahçelerinden geçiriyor.
Garların sessizliğine gömülür kimi zaman.
Sonra turnalara doğru uçarız.
Her yer dondu.
Murat sedef bir kaşık gibi
göz kırpıyor.
Süzülüp gitmiyor kaç gündür.
Pranga vurdu yüreğime.
İstiyorum ki,
Kare odamın penceresinden,
Bana doğru yürüsün usulca.
Odama girip öpsün saçlarımdan.
Aynalı sazanların kokusunu takayım yakama.
Güneş'te cimrileşti.
Vermiyor bir avuç kızıllık.
şarap içmemizi,
Karşılıklı kadeh kaldırmamızı
mavileşen güne,
Sarı leblebinin tadını kıskandı belki.
Sevdalımın kurşini bakışlarını taşırken,
Onu fener yaptığını bilseydi,
Çözerdi saçlarının buzunu
Kayıt Tarihi : 19.4.2007 22:38:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!