Gök yırtılır, yıldız dökülür yere,
Surlar üflenince uyanır her can.
Ruhlar sevk olunur o ulu yere,
Artık durmuştur vakit, biter zaman.
Kalkar kabirlerden nice nesiller,
Toprak teslim eder gizlediğini.
Boşa çıkar orada süslü emeller,
Herkes anlar neyi gönderdiğini.
Ne evlat fayda verir ne de mal,
Gölgesiz günde aranır bir sığınak.
Sallanır heybetle adil bir terazi,
Açılır amel defteri denilir bak.
Diller kilitlenir, susar o anda,
El ile ayaklar şahitlik eyler.
Her gizli hakikat çıkar meydana,
Azalar birer birer kendini söyler.
Kimi nur içinde yürür sevinçle,
Kimi korku ile büker boynunu.
Hesap ince ince görülür çetin,
Yalnız takva belirler sonunu.
Gözler sığınacak bir merhamet arar,
Ruhlar fısıldaşır hüzn-i derunla.
O çetin meydanda vicdanlar yanar,
Kavrulur günahın ağır yüküyle.
Ey affı sonsuz olan yüce Rab'bimiz,
Müfliciz, bükükdür sana boynumuz.
Senden başka yok ki hiç kimsemiz,
Rahmetinle dolsun bizim sonumuz.
Kayıt Tarihi : 1.08.2026 22:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!