Dalından kopan sararan yapraklar gibi
Ömrümden sensizliğini kopardım
Durgun bulanık akarsular gibi
Yüreğimde sevdanı durgunlayıp bulandırıp
Güne bıraktım
Kaderin gözlerimin altına attığı çizikler gibi
Çocukken
Ne zaman büyüyeceğim
Diye düşünürdüm
Koskoca gömlekleri
Ayakkabıları giyerdim
Babamı yansırdım gölgesinde yürürdüm
Çocuklar
Eskiden benim hayallerim vardı
Tomurcuğu açmamış bir gül gibi
Uykuma girmeyen düşlerim vardı
Zamanla onları tükettim
Ve
Yürek sıkışmasıyla kelimeler kekeliyor
Yutkunmalarım canımı yakıyor
Ellerim soğuk dudağım çatlak
Okudum kitaplar silik okunmuyor
Odanın bir kenarındaki oyuncaklar
Yetim öküz halde bekliyor
Çocuklar ölüyor
Açlıkla ve kurşun la
Uykusuz hayaller de
Gülüşüklere karışıyor
Solmuş rüyalar
Tabutlara sığmıyor
Çok yaşayanda az yaşayanda
Katmazsan ömre güzel bir seda
Atma bir kulaç boşa dünyada
Soğuk nefesi aran yaşamda
Zevk öpüşünü estirme tufana
Hani çok seviyordun sensiz olamam derdin
Ne oldu da ansızın gidiverdin
Yüreğime hasretin dikenlerini batırıverdin
Hayalinden bir yıldız gibi kayıverdin
Sensiz batan güneşle gözyaşlarıyla Anılarımı
Gömüverdin
Söylemek istediğim çok şey var aslında
Bazen
Yüreğim okyanus gibi kabarıp kusacak sanıyorum
Dalga dalga dudaklarıma dayanıyor kelimeler
Kurak gibi kalıyor gözlerim
Ama yinede susuyorum
Çok Yalnızım
Hülyalarıma mehtaplar dokunur
Sensizliğin kaldırımları çarparken
Sessiz esiyor nefesime
Hasretin rüzgârları
Yüreğimi sensizliğin kırıklıkları darp ediyor
İçinde merhamet duygunun aktığı
Dillere tövbe kelimesinin dolandığı
Gözlerden saflıkla yaşların aktığı
Şeytanın zincire vurup taşlandığı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!