Vatanı vatan yapan damarındaki kan
Diye ezberlettiler
Gökyüzünü boyayan be güzel bir renk boya
Diye öğrettiler
Namusundan üstün tutu diye öğüttüler
Gönül bahçesinden komasın bu mukaddes
Aylardan kasım günlerden Perşembe
Sondu mevsimler dokuzu beş geçe
Vatanıma rüzgâr buruk buruk esiyor
Dağ, taş, bayır ağıt yakarcasına inliyor
Öyle çok sevmişken
Ayrılığı ölüm sanderken
Özlemleri an an rüzgarla dindirken
Ne oldu sevliğim
Gözlerde hasreti renkrange dolatırken
Bugün kelimeler gözler yürekler buruk
Çocuğun elinde kalan dünden oyuncak kırık
Yârin gönlünde sakladığı mendil kanlı ve sökük
Susarken silahlar boyun büküyor öksüz çığlık
Ah nerede o çocukluğum
Üç beş taş, yakar top oynamalarım
Köşe başlarında bekleyişlerim
Nefes, nefese koşmalarım
Ter rehan kalışlarım
Okulun bahçesinde dövüşlerim
Nerede O Eski Günler
Taşlı toprakl ı tozlu yollar
Sobanın etrafında yapılan koyu
Sohbetler
Dedemin ebemin bitmek bilmeyen
Masalları
Geceleyin böler yalnızlığımın uykularını
Sensizliğin çığlıkları
Hasretin ürpelir özlemlerin dolar içime
Karışır yarının sensizliğin üşütmeleri nefesime
Yürür gölgemden anılarımın yansımaları
Nihal
Nasıl aglar ayrılık yaprakları
İtirazlar aşka dolandıkça
Hayaller kapıları kırılır rüyalarda
Artık yarınlarda kalsa gülümseten hatıralar
Leylaklar açar umut baharında
Niye gulmem gerekli
Anlayamadim belki
Yuregim aciyi seviyor
Gozlerim aglamaları
Niye sahte gulucukler
Savurayim neden anlatmayayim
beş vakit ezan okunur
gönüle nur hak dokunur
dünyada hep rehber olur
bu kin kavgalar niye




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!